edebiyatname

Paylaşmak Yücelmektir..

 

 

ANLATIM TÜRLERİ

 

 

Türkçedeki başlıca anlatım türleri:

1. Öyküleyici Anlatım

2. Betimleyici Anlatım

3. Coşku Ve Heyecana Bağlı (Lirik) Anlatım

4. Destansı(Epik)Anlatım

5. Emredici Anlatım

6. Öğretici Anlatım

7. Tartışmacı Anlatım

8. Kanıtlayıcı Anlatım

9. Düşsel (Fantastik) Anlatım

10. Gelecekten Söz Eden Anlatım

11. Sözleşmeye Bağlı Anlatım

12. Mizahî Anlatım

 

ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM

 

ÖZELLİKLERİ:

1. Olay, kişi, mekân ve zaman öyküleyici anlatımın ortak öğeleridir.

2. Olaylar birinci şahsın ağzından anlatılabilir. (Anlatıcı olay kahramanlarından biridir)

3. Öyküleyici metinlerde bir hareketlilik söz konusudur. Bu tür metinlerde eylerler sıkça yer alır.

4. Olaylar ilahi bakış açısıyla anlatılabilir. Anlatıcı olayı baştan sona tüm ayrıntılarıyla bilir.

5. Olaylar 3.şahsın ağzından anlatılabilir.(Olan biten bir kamera sessizliğiyle izlenip anlatılır)

6. Kişi, mekân ve zaman olay ve olay örgüsünü oluşturmak için kullanılan ögelerdir.

7. Öyküleyici anlatım hikâye, roman, anı, söyleşi, görüşme(mülakat) gibi metin türlerinde kullanılır.

8. Öyküleyici anlatımda bir olayın olması şarttır.

9. Yaşanmış olaylarda olay zincir, kurgulanmış olaylarda olay zinciri vardır.

10. 3. Şahıs anlatımda anlatıcı her şeyi bilir.

11. Öyküleyici anlatım sanat metinlerinde ve öğretici metinlerde kullanılır.

12. Sanat metinlerinde anlatıcı kurmaca kişi, öyküleyici metinlerde ise gerçek bir kişidir.

13. Kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.

14. Öyküleyici anlatımda genellikle görülen (bilinen) geçmiş zaman eki “-dı” veya anlatılan geçmiş zaman eki “-mış” kullanılır.

 

ÖRNEK METİN 1:

     Adam, sekretere rektörü görmek istediklerini söyledi. İşte bu imkansızdı. Rektörün o gün onlara ayıracak saniyesi yoktu. Yaşlı kadın, çekingen bir tavırla; "Bekleriz" diye mırıldandı. Nasıl olsa bir süre sonra sıkılıp gideceklerdi. Sekreter sesini çıkarmadan masasına döndü. Saatler geçti, yaşlı çift pes etmedi. Sonunda sekreter,
dayanamayarak yerinden kalktı. "Sadece birkaç dakika görüşseniz, yoksa gidecekleri yok" diyerek rektörü ikna etmeye çalıştı. Anlaşılan çare yoktu.

 

ÖRNEK METİN 2:

    Yaşlı adamın hastalığına çare bulunamayınca, kendisine evliya denilen birinin adresini vermişler. Söylenenlere göre en ağır hastalar o zatın duasıyla iyileşebiliyormuş. İhtiyar adam verilen adresi çaresizlik içinde cebine atıp doktorun yanından ayrıldığında, sokağın köşesinde simit satan 6 - 7 yaşlarındaki bir çocuğa rastladı. Çocuk son derece masum gözlerle kendisine bakıyor ve onu tanıyormuş gibi gülümsüyordu.

 

ÖRNEK METİN 3:

    İskoçya'da yoksul mu yoksul bir çift yaşardı. Fleming'di adı. Günlerden bir gün tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Bir de baktı ki beline kadar bataklığa batmış bir çocuk, kurtulmak için çırpınıp duruyor. Çocukcağız bir yandan da avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Çiftçi çocuğu bataklıktan çıkardı ve acili bir ölümden kurtardı. Ertesi gün Fleming'in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli bir aristokrat indi. Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak tanıttı kendini. ‘‘Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum’’ dedi.

 

ÖRNEK SORU 1:

     Sofraya hep birlikte otururduk. Tahtadan, yuvarlak bir yer sofrasına, ayaklarımızı altımıza alıp yan oturarak yaklaşırdık. Sofra örtüsünü dizlerimizin üzerine çekerdik. Babam bağdaş kurarak baş köşede otururdu. Beni sağına, kız kardeşimi de soluna alırdı. Karşısında annem otururdu. Babam, yemeğe başlamadan içimizden biri yanılıp da yemeğe uzanacak olursa, hiç acımadan kaşığının tersini, uzanan elin sırtına indirirdi.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde verilenlerden yararlanılmıştır?
A) Betimleme – öyküleme              

B) Öyküleme – örnek verme
C) Betimleme – açıklama               

D) Açıklama – öyküleme
E) Açıklama – örnek verme
                                                                                         

                                                            Doğru Cevap: A seçeneğidir. (1997 ÖSS)

 ÖRNEK SORU 2:

     Trenin hareketine pek az bir vakit kalmıştı. Odacı süklüm püklüm haliyle, fakat oltasına balık dokunduğunu hisseden balıkçının sakin ve emniyetli duruşuyla bekliyordu. Ani bir hareketle odacının eline bir on liralık uzattı. Teşekkür etmeğe bile vakit bulamadan gişelerin bulunduğu yere doğru koşarak uzaklaştı.

 Yukarıdaki parçanın anlatımında aşağıdaki aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?    

A) Açıklama – Tartışma                  

B) Açıklama – Betimleme         

C) Öyküleme – Karşılaştırma          

D) Betimleme – Öyküleme    

E) Tanımlama – Betimleme                                                                                                 

                                                             Doğru Cevap: C seçeneğidir.

  

ÖRNEK SORU 3:

      Dün akşam yine yüce çınarın altında Meçhul Filozofla buluştuk. İnsanlığın ilk ayırt edici belirtisinin ne olduğunu sordum. Şu cevabı verdi: “Yeryüzünde insanlık, tebessümün ilk görünüşü ile başlamıştır. İnsanlardan önce, bu kara toprak üzerinde tebessümden eser görülmezdi. Tebessüm insana özgüdür. Hiçbir hayvan tebessüm etmez. İnsanla hayvanın ayırt edici bir özelliğidir, tebessüm.” Cevap çok hoşuma gitmişti. Uzun süre bu cevap üzerine konuştuk.
Yukarıdaki parçanın anlatımında aşağıdaki aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Açıklayıcı anlatım                 

B) Betimleyici anlatım         

C) Öğretici anlatım                    

D) Öyküleyici anlatım    

E) Emredici anlatım                                                                                                           

                                                              Doğru Cevap: D seçeneğidir.      

                         

 

BETİMLEYİCİ ANLATIM

 

ÖZELLİKLERİ:

1. Kişinin iç dünyasını anlatan betimlemelere tahlil (ruhsal portre) denir. Ruhsal portrelerde kişinin yaşadığı buhranlar, sıkıntılar, içine kapanıklılığı veya sosyalliği, olaylara bakış açısı, insanlara ve çevreye olan ilgisi, ruhsal bunalımları... dile getirilir. Ruhsal portreler daha çok sezgiyle alakalıdır.

2. Kişinin dış görünüşünü anlatan betimlemelere simgesel betimleme denir. Bu betimlemede kişinin fiziki görünüşü yani boyu, vücut yapısı, ten rengi, saç sakal durumu, hal ve hareketleri

3. Betimleyici anlatım, roman, hikâye, tiyatro, gezi yazısı, şiir gibi türlerde hem çevreyi, hem de kişileri tanıtmak amacıyla kullanılır.

4. Kelimenin yan ve mecaz anlamlarına yer verilebilir.

5. Betimlemeler açıklayıcı ve sanatsal betimleme olmak üzere ikiye ayrılır.

 

Sanatsal Betimleme:

1.İzlenim kazandırmak amacıyla yazılır.

2.Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulur.

3.Ayrıntılar sübjektif olarak verilir.

4.Amaç sanat yapmaktır.

 

Açıklayıcı Betimleme:

1.Bilgi vermek amacıyla yazılır.

2.Genel ayrıntılar üzerinde durulur.

3. Ayrıntılar objektif (olduğu gibi)olarak verilir.

4.Amaç sanat yapmak değil, bir konu hakkında bilgi vermektir.

5. Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulmaz.

6.Betimlenecek varlığa kişisel duygu ve düşünceler katılmaz.

 

ÖRNEK METİN 1:

    Her yer toz dumandı. Göz gözü görmüyordu. Rüzgar önüne ne geçerse sağa sola fırlatıyordu. Gazete kağıtları, poşetler, kurumuş ağaç yaprakları havada uçuşuyordu.  Yoğun toz bulutuyla birlikte yerlere saçılmış eşyalar sokağı bir harabeye çevirmişti. Çatılardan düşen kiremitler sokağı kapatmış araçların geçişine izin vermiyordu. Yıkılan telefon direkleri haberleşmeyi aksatıyordu. Elektrik hatlarındaki arıza sebebiyle sokak karanlığa gömülmüş, herkes çaresiz sağa sola koşuşturuyordu.

 

ÖRNEK METİN 2:

    Uzun saçları yanlara dökülmüş bir halde öylece duruyordu. Birden buruşuk ellerini havaya kaldırıp yoldan geçenlere bir şeyler anlatmaya başladı. Hiç kimse bir şey anlamadığı halde kadını dinliyordu. Kadının yüzündeki ve alnındaki derin çizgiler, çekmiş olduğu çilelerin birer şahidiydi adeta. Yarı kambur haliyle yıllara meydan okuyan bu kadını görenler derin bir üzüntü duymadan edemiyordu. Üstü başı kir içindeydi. Elbisesini defalarca yamamasına rağmen hala kapanmayan bir sürü yırtık vardı. Her şeye rağmen mutlu olmaya çalışan bu kadını takdir etmemek elde değildi.

 

ÖRNEK SORU 1:

     Gördüğüm fotoğraflara göre biraz şişman, biraz yorgun, biraz hatları kalınlaşmış bir bedenle karşılaşacağımı sanırken, kapıdan bir ışık dalgası halinde gelen bir kuvvet ve hayat kaynağı ile birden gözlerim kamaştı. Bebekleri en garip ve esrarlı madenlerden yapılma bir çift gözün mavi, sarı, yeşil ışıklarıyla aydınlattığı asabi bir çehre... Bütün zemberekleri çelikten ince, yumuşak, toplu, gerilmiş, taptaze bir canlılık... Altı yüzyıllık bir devri birden bire ihtiyarlatan adamın çehresi, eski ilahlarınki gibi, yıpranmış bir başın hiçbir izini taşımıyor.
Yukarıdaki parçanın anlatımında aşağıdaki aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Açıklayıcı anlatım                 

B) Betimleyici anlatım         

C) Öğretici anlatım                    

D) Öyküleyici anlatım    

E) Emredici anlatım                                                                                                           

                                              Doğru Cevap: B seçeneğidir.



COŞKU VE HEYECANA BAĞLI (LİRİK) ANLATIM

 

ÖZELLİKLERİ:

 

1. Lirik anlatımda dil “heyecana bağlı işlev”de kullanılır.

2. Coşku ve heyecana bağlı anlatım daha çok şiir, roman, hikâye, tiyatro türlerinde kullanılır.

3. Öyküleyici anlatımda bir olay ve durumun anlatılması; betimleyici anlatımda kişi, durum ve varlıkların betimlenmesi; lirik anlatımda ise duyguların ifade edilmesi esastır.

4. Coşku ve heyecana bağlı anlatımlarda kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.

5. Öyküleyici anlatımlarda olay ve durumlar anlatılırken duygusal düşünceler katılmaz. Coşku ve heyecana bağlı anlatımda duygular ve içinde bulunulan ruh hali yansıtılır.

6. Coşku ve heyecana bağlı anlatımlarda devrik cümlelere ve sanatlı iadelere sıkça başvurulur.

 

ÖRNEK METİN 1:

 

    Biricik sevdiğim,

   Bırakıp gideli ellerimi, yapayalnız kaldım bu yabancı ellerde. Sensizlik meğer ne kadar zor bir şeymiş. İçimi acıtıyor aldığım her nefes. Yaşayan bir ölüden farksız yaşıyorum şu tatsız, tuzsuz hayatı. Bir zamanlar hep seninle dolu olan şehrin bütün sokakları artık sensizlik kokuyor. Bir başıma beni benimle bırakmakla ne kadar yanlış yaptın. Ne zaman gülen bir kişi görsem garipsiyorum artık. Tamamen yabancı oldu bu duygular bana. Daha ne kadar sürer bu bilmiyorum. Sana bir kez daha en içten duygularımla sesleniyorum. “Dön ne olur!”

    Seni çok seviyorum.

  

ÖRNEK METİN 2:

                    SESSİZ GEMİ

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden                        

                                              Yahya Kemal BEYATLI

 

 

DESTANSI(EPİK)ANLATIM

 

ÖZELLİKLERİ:

1. Olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır. Tanrılar, devler, periler, cinler, cüceler yer alır.

2. Kahramanlar olağanüstü özelliklere ve güçlere sahiptir. Tek başına bir orduyu yenebilir. Bir yumrukla taşları parçalar. Demiri tek eliyle büker... Dev gibidir. Kolları çelik gibidir...

2. Destan türünün yiğitçe havası vardır.

3. Destansı anlatımda hareket bildiren sözcükler yani fiiller ön plandadır.

4. Tarihi konular ve kahramanlıklar işlenir.

5. Etkileyici bir özellik taşır.

6. Sürekli hareket vardır.

7. Kelimeler mecaz ve yan anlamlarda kullanılabilirler.

8. Şiir, destan roman, hikâye, tiyatro, destansı anlatımın kullanıldığı türlerdir.

9. Anlatımda abartıya yer verilebilir.

10. Sanatlı bir dil kullanılır.

 

ÖRNEK METİN 1:

 

 ALP ER TUNGA DESTANI

 
Alp Er Tunga Öldü mü
Dünya sahipsiz kaldı mı
Korkak öcünü aldı mı
Şimdi yürek yırtılır

Felek yarar gözetti
Gizli tuzak uzattı
Beylerbeyini kaptı
Kaçsa nasıl kurtulur

Erler kurt gibi uludular
Hıçkırıp yaka yırttılar
Acı seslerle bağırdılar
Ağlamaktan gözleri kapandı

 

Beğler atlarını yordular
Kaygı onları durdurdu
Benizleri yüzleri sarardı
Safran sürülmüş gibi oldular

 

ÖRNEK METİN 2:

Ergenekon Destanı

      Moğol ilinde Oğuz Han soyundan il Han’ın hükümdarlığı sırasında Tatarların hükümdarı Sevinç Han Moğol ülkesine savaş açtı. İlhan’ın idaresindeki orduyu Kırgızlar ve diğer boylardan da yardım alarak yendi. ilhanın ülkesindeki herkesi öldürdüler. Yalnız il Han’ınn küçük oğlu Kıyan ve eşi ile yeğeni Nüküz ile eşi kaçıp kurtulmayı başardılar. Düşmanın, onları bulamayacağı bir yere gitmeğe karar verdiler.

      Yabanî koyunların yürüdüğü bir yolu izleyerek yüksek bir dağıda dar bir geçite vardılar. Bu geçitten geçerek içinde akar sular,pınarlar, çeşitli bitkiler, çayırlar, meyva ağaçları, çeşitli avların bulunduğu bir yere gelince Tanrıya şükrettiler ve burada kalmağa karar verdiler. Dağın doruğu olan bu yere dağ kemeri anlamında “Ergene” kelimesiyle “dik” anlamındaki “Kon” kelimesini birleştirerek “Ergenekon” adını verdiler. Kıyan ve Nüküz’ün oğulları çoğaldı. Dört yüz yıl sonra kendileri ve sürüleri o kadar çoğaldılar ki Ergenekon’a sığamadılar. Atalarının buraya geldiği geçitin yeri unutulmuştu. Ergenekon’un çevresindeki dağlarda geçit aradılar.

      Bir demirci, dağın demir kısmı eritirlerse yol açılabileceğini söyledi. Demirin bulunduğu yere bir sıra odun, bir sıra kömür dizdiler ve ateşi yaktılar. Yetmiş yere koydukları yetmiş körükle hep birden körüklediler. Demir eridi, yüklü bir deve geçecek kadar yer açıldı. İlhan’ın soyundan gelen Türkler yeniden güçlenmiş olarak eski yurtlarına döndüler, atalarının intikamını aldılar.

 

EMREDİCİ ANLATIM

 

ÖZELLİKLERİ:

1. Dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılır.

2. Emir, telkin, öneri anlamı taşıyan ifadeler yer verilir.

3. Öğretici ve açıklayıcı yönleri vardır.

4. Cümlelerde fiiller hâkimdir.

5. Uyulması beklenen bir üslubu vardır.(Zorlama vardır)

6. Sosyal hayatın düzenlenmesinde emredici anlatım kullanılır.

7. Trafik kuralları, bazı eşyaların kullanma kılavuzları, ilaçların kullanma kılavuzları emredici anlatıma örnek verilebilir.

 

ÖRNEK METİN 1:

 Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı

Düşün altında binlerce kefensiz yatanı

Sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı.

Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı    

                                                    Mehmet Akif ERSOY

 

ÖRNEK METİN 2:

 —Bu akşam bize gel.

—Sen de etli, tatlı yiyecekler hazırla ama.

—O zaman eliniz boş gelmeyin.

—Sen orasını düşünme.

—Mutlaka geleceksiniz.

—Tamam.

—Sakın şekerpareyi unutma!

 

ÖRNEK METİNLER:

 “Sigara içilmez!”

“Aslan kafesine elinizi uzatmayınız.”

“Seyyar satıcılar giremez.”

“Çimenlere basmayın!”

“Lüzumsuz ise ışığı söndür!”

“Trafik kurallarına uyunuz, trafik ışıklarına ve işaretçilere dikkat ediniz.”

 

ÖĞRETİCİ ANLATIM

 

ÖZELLİKLERİ:

1. Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.

2. Söz sanatlarına, kelimelerin mecaz anlamlarına yer verilmez.

3. Verilen bilgiler örneklerle ve tanımlarla pekiştirilir.

4. Daha çok nesnel cümleler kullanılır.

5. Açıklama, aydınlatma, bilgi verme amaçlarıyla yazılır.

6. Öğretici metnin anlaşılması ve yorumlanması için okuyucunun verilen bilgiyi kavrayabilecek birikime sahip olması gerekir.

7. İfade hiçbir engele uğramadan akıp gider.

8. Gereksiz söz tekrarı yapılmaz.

9. Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktu

10. Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.

11. Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.

12. Bu anlatım türü daha çok ansiklopedilerde ve ders kitapların-da kullanılır.

13. Tarihi metinler, Felsefi metinler, Bilimsel metinler gibi bölümleri vardır.

 

ÖRNEK METİN 1:

 

   Bilindiği gibi yurdumuz dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, gelecekte de sık sık oluşacak depremlerle büyük can ve mal kaybına uğrayacağımız bir gerçektir.

  Deprem Bölgeleri Haritası'na göre, yurdumuzun %92'sinin deprem bölgeleri içerisinde olduğu, nüfusumuzun %95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin %98'i ve barajlarımızın %93'ünün deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir.

  Son 58 yıl içerisinde depremlerden, 58.202 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 122.096 kişi yaralanmış ve yaklaşık olarak 411.465 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Sonuç olarak denilebilir ki, depremlerden her yıl ortalama 1.003 vatandaşımız ölmekte ve 7.094 bina yıkılmaktadır.

 

ÖRNEK SORU 1:

Gecekondu ailelerinde eğitim düzeyi düşüktür. Birinci sırayı % 46 ile ilkokul mezunları almaktadır. Gecekondu ailelerinde yüksek okul mezunu sadece % 1,8’dir. Diplomasız ortalaması % 32 iken, kadın nüfusta bu oran % 40’lara yükselmektedir. İkinci kuşakta yani çocuk ve gençlerde, birinci kuşağa kıyasla eğitim düzeyinde yükselme görülmektedir. Gecekondu ailesinde evlenme yaş ortalaması 20.6’dır. Genellikle kadınlar 18, erkekler 22 yaş civarında evlenmektedir.
Paragrafta aşağıdakilerden özellikle hangi anlatım türüne başvurulmuştur?

     A) Öyküleyici         

     B) Betimleyici          

     C) Emredici        

     D) Coşku ve heyecana bağlı       

     E) Öğretici

                                            Doğru Cevap: Eseçeneğidir.     

 

ÖRNEK SORU 2:

Su, insanoğlunun en temel gereksinimlerinden biridir. Su, temas ettiği hemen her şeyi az çok çözer. Bu nedenle, az çok çözünmüş olarak gazlar, organik ve inorganik maddeleri içerebileceği gibi, mikroorganizmaların da bulunabileceği iyi bir ortamdır. Oysa, içilebilecek bir suyun, renksiz, kokusuz, berrak ve mikroorganizma içermemesi gerekir. İçme suları yeterince temiz değilse, bu yolla insanlara geçebilen enfeksiyonların mikroplarını taşır ki bunların başında bulaşıcı bağırsak hastalıklarından olan tifo, kolera ve dizanteri gelir.
Bu parçanın anlatımında, aşağıdakilerden hangisi
ne başvurulmuştur?

     A) Emredici        

     B) Coşku ve heyecana bağlı       

     C) Öğretici         

     D) Öyküleyici       

     E) Betimleyici          

                                          Doğru Cevap: C seçeneğidir.  

  

 

TARTIŞMACI ANLATIM

 

ÖZELLİKLERİ:

1. Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.

2. Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.

3. Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.

4. Gereksiz ifadelere yer verilmez.

5. Karmaşık ve anlaşılması güç cümleler kullanılmaz.

6. Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktu

7. Savunulan ve karşı çıkılan görüşlere yer verilir.

8. İki farklı bakış açısının olduğu konular bu türde işlenmeye daha elverişlidir.

9. Fıkra, deneme, makale, röportaj gibi türlerde kullanılır.

10.Yeteneğe, bilgi ve deneyime göre yöntem belirlenir.

11. Eleştirici bir bakış açısıyla yazılırlar. Anlatım tarzı sohbete varabilir.

12. İhtimal bildirmeyen, kesin, kanıtlanmış bilgiler kullanılır.

 

ÖRNEK METİN 1:

Edebiyat metninin dili günlük iletişim dilinden bütün bütüne ayrıymış gibi görülegelmiştir bizde.İstiareli, aktarmalı, doğallıktan uzak bir dil olarak düşünülmüştür hep.Edebiyat sözcüğü;süslü püslü, özentili, abartmalı ve boş sözler yığını gibi bir anlam kazanmıştır bu yüzden.Bunu da,edebiyat dilini günlük dilden apayrı gören bir anlayışa bağlayabiliriz.Oysa edebiyat dili günlük dilden tümüyle kopuk bir dil değildir.Gündelik dilin güzel, duygusal bir doku içinde yeniden düzenlenimidir bir bakıma.

  

ÖRNEK METİN 2:

     “… Politika ahkâk kesmek olsaydı, bunu becerebilecek o kadar çok insan bulunurdu ki Türkiyede. Üniversite kürsüsünün yüksekliğinde ahkâm kesmek, üniforma zırhının gerisinde ahkâm kesmek gazete sütununun açıklığında ahkâm kesmek, büyük memur masasında ahkâm kesmek çok kolaydır. Hatta oralarda kesilen ahkâmın politikacılardaki düşüncelerden de parlak olduğu söylenebilir. Ama onlarınki kadar gerçekçi ve yığınlarla bağlantılı olduğu söylenebilir mi?

 

 ÖRNEK METİN 3:

      Eskiden Türk hafif müziği, şimdilerde Türk pop müziği denilen şarkılar bir yanıyla müzik, öbür yanıyla şiir olması gereken yapıtlar değil midir? Bu şarkılara söz yazanlar, hak edilmemiş şöhretlere ulaşmanın yanı sıra, Türkçeden milyonlar, milyarlar vururken biraz daha özen gösteremezler mi? Üstelik bunu söylerken herkesçe alay konusu edilen Kıl oldum abileri, Bandıra bandıra ye benileri kast etmiyorum

 

KANITLAYICI ANLATIM

 

ÖZELLİKLERİ:

1. İnandırma, aydınlatma, kendi görüşünü kabul ettirme amaç edinilir.

2. Kavramları tanımlama ve açıklama önemlidir.

3. Okuyucu ve dinleyiciyi ikna etmek, düşündürmek ve üzerinde durulan konudan uzaklaşmamak için bazı kelime, kelime grupları ve cümleler tekrar edilir.

4. Konuşmacı ve yazar üzerinde durduğu konuyu aydınlatmak ve düşüncelerini kabul ettirmek için örneklere başvurur.

5. Konuşmacı ve yazar konuyu aydınlatmak maksadıyla farklı kişilerin düşüncelerine müracaat eder.

6. Kelimeler ve kelime grupları gerçek anlamında kullanılır.

7. Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.

8.  ”Tanımlama, açıklayıcı betimleme, sınıflandırma örneklendirme, karşılaştırma, tanık gösterme, sayısal verilerden yararlanma “ gibi düşünceyi geliştirme yollarından faydalanılır.

9. Kanıtlayıcı anlatımda hitap edilen toplumun kültür düzeyi ve beklentileri önemlidir.

 

ÖĞRETİCİ METİNLER, AÇIKLAYICI METİNLER, TARTIŞMACI METİNLER, KANITLAYICI METİNLER’İN BENZER VE FARKLI YÖNLERİ

Anlatım türleri

Ortak özellikleri

Farklı özellikleri

Öğretici metinler

—Dil göndergesel işlevde kullanılır.

 

—Kelimeler gerçek anlamda kullanılır.

 

—Amaç bilgi, vermektir.

 

—Tanımlama, açıklama ve örneklendirmeden yararlanılır.

 

—Kesin, açık ve anlaşılır ifadelere yer verilir.

 

—Sade, gösterişsiz bir dil kullanılır.

Öğretici metinlerde okuyucunun gerekli bilgi birikimine sahip olması gerekir.

Açıklayıcı metinler

Tartışmacı metinler

Tartışmacı anlatımda iki farklı bakış açısının olduğu konular işlenir.

Kanıtlayıcı metinler

Kanıtlayıcı anlatımda kendi görüşünü kabul ettirme amaçlanır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DÜŞSEL (FANTASTİK) ANLATIM

 

ÖZELLİKLERİ:

1.Düşsel anlatımda konu; olağanüstü ve fantastik özelliklere sahip, hayal ürünüdür.

2. Zaman belirli ya da belirsizdir; olağanüstü özelliklere sahip olabilir.

3. Mekân, olağanüstü, düşsel öğelerden oluşmuş olabilir. Mekân günlük yaşamda karşılaşamayacağımız niteliktedir.

4. Kişiler çoğu zaman gerçekten uzak kişilerdir. Olağanüstü nitelikte olabilirler.

5. Düşsel anlatımda hayal, varsayım, abartma, kişileştirme gibi unsurlar çok kullanılır.

6. Daha çok di’ li veya miş’li geçmiş zaman kipi kullanılır.

 

Düşsel Anlatımla; Düşsel Olmayan Metinlerin Benzer Ve Farklı Yönleri:

 

Benzerlikleri:

* Her iki anlatımda da yapıyı meydana getiren öğeler (kişi, zaman, mekân ve olay örgüsü) aynıdır.

 

Farklılıkları:

1.Düşsel anlatımda: D.A.da konu; olağanüstü ve fantastik özelliklere sahip, hayal ürünüdür.

  Düşsel Olmayan Anlatımda: Konu yaşanmış ya da yaşanabilir olmalıdır. Günlük yaşama ait unsurlar konu olabilir.

2. Düşsel anlatımda: Tema hayali unsurlardan oluşur

    Düşsel Olmayan Anlatımda: Tema konuyla ilgili olarak günlük yaşama ait, yaşanabilir özelliktedir.

3. Düşsel anlatımda: Zaman belirli ya da belirsizdir. Bazen zaman ötesi nitelikler taşır.

    Düşsel Olmayan Anlatımda: Zaman belirli ya da belirsizdir. İçinde bulunduğumuz zamanın özelliklerine sahiptir.

4. Düşsel anlatımda: Mekân olağanüstü, düşsel öğelerden oluşmuş olabilir. Mekân günlük yaşamda karşılaşamayacağımız niteliktedir.

    Düşsel Olmayan Anlatımda: Mekân, olağanüstü düşsel öğelerden uzak sıradan, günlük yaşamda karşılaşacağımız mekânlardır.

5. Düşsel anlatımda: Kişiler çoğu zaman gerçekten uzak kişiler-dir. Olağanüstü nitelikte olabilirler.

    Düşsel Olmayan Anlatımda: Kişiler gerçekte olabilecek, sıradan, günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz kişilerdir.

 

GELECEKTEN SÖZ EDEN ANLATIM

 

Gelecekten söz eden anlatımın kullanıldığı metin türleri: roman, hikâye, tiyatro, şiir, deneme

 

Gelecekten söz eden metinlerin ortak özellikleri:

1.Gelecekten söz eden metinler varsayım ile oluşmuştur.

2.Gelecekten söz eder.

3.Verilerden yola çıkılarak geleceğe ait tahmin yapılabilir.

4.Olandan çok olması istenilen anlatılır.

5.Gerçekleşmesi mümkün olmayan tasarı ve düşünceler (ÜTOPYA) anlatılır.

6.Genellikle gelecek zaman ifadesi kullanılır.

 

“Gelecekten söz eden anlatım” ile “Düşsel anlatım” arasındaki benzerlik ve farklılıklar:

        Gelecekten söz eden anlatımda ve düşsel anlatımda kişinin kendi hayal dünyasındakiler dile getirilir ve buna göre bir anlatım yolu seçilir. Düşsel anlatımda gerçeklikle ilgisi olmayan tamamen çağrışımlara dayalı olaylar, kişiler, zamanlar anlatılır ve bu yapı unsuruyla konu ve tema oluşturulur. Gelecekten söz eden anlatımda ise gerçeklerden yola çıkılarak tahmine dayalı bir anlatım yolu benimsenir. Yani gelecekten söz eden anlatım gerçeğe daha yakındır.

 

Yusuf ALTINSOY / Türk Edebiyatı - Dil ve Anl. Öğrt.   www.edebiyatname.com

 

SÖZLEŞMEYE BAĞLI ANLATIM

 

ÖZELLİKLERİ

1. Jest ve mimikler anlatımın gücünü arttırır.

2. Sohbet, mülakat ve diyalog, monolog metinleri söyleşmeye bağlıdır.

3. Karşılıklı konuşmalar, bağlama ve konuşulan kişiye göre değişebilir.

4. Görme ve işitmeyle kurulan iletişim önemlidir.

5. Vurgu ve tonlama önemlidir.

6. Hikâye Roman Tiyatro, Mülakat, Röportaj, Monolog söyleş-meye bağlı anlatımın kullanıldığı metin türleridir.

7. Roman, hikâye ve tiyatrolardaki karşılıklı konuşmalara diyalog, iç konuşmalara ise monolog denir.

8. Tekrarlar söyleşmeye bağlı anlatımlarda ifadeyi kuvvetlendirir.

9. Söyleşmeye bağlı metinlerde anlatımın süresi sınırlandırılmalıdır.

 

MİZAHİ ANLATIM

 

ÖZELLİKLERİ

1. Okuyucuda uyandırılmak istenen etkiye göre düzenlenir.

2. Ses, taklit, hareket ve konuşma önemlidir.

3. Mizahi unsurlarda gerçekten sapma vardır.

4. Mizahi unsurları oluşturmada karşılaştırmalar, durumlar, hareketler, kelime ve kelime gruplarından yararlanılabilir.

5. Amaç okuyucuyu düşündürmek ve eğlendirmektir.

6. Roman, hikâye, tiyatro, şiir, deneme gibi türlerde kullanılır.

7. Mizahi anlatımlarda dil bir olayı anlatmak için kullanılır.(sanatsal, edebi işlevlerde kullanılır.)


 Yusuf ALTINSOY / Türk Edebiyatı-Dil ve Anlatım Öğrt.

EDEBİYAT TESTLERİ

Ziyaretçiler

598156
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Toplam
13
1961
1974
585455
38766
40628
598156

İP'niz: 54.204.178.31
Server Time: 2014-11-24 00:44:28

Arama


edebiyatname.com © 2013. Her Hakkı Saklıdır.