EDEBİYATNAME

Paylaşmak yücelmektir...

TÜRKÇE TESTLER

EDEBİYAT TESTLERİ

SİTE İÇİ ARAMA

ÖZNE

ÖZNE

 

  

 

ÖZNE

        Cümlede yüklemin bildirdiği bir işi, oluşu, hareketi, durumu ve dileği yerine getiren veya bu iş, oluş ve hareketten etkilenen; hakkında bilgi ve haber verilen ögeye özne denir.

        Cümledeki özneyi bulabilmek için yüklem olan sözcük veya sözcük grubuna  “kim, ne” soruları veya “…-an kim, …-an ne, olan kim, olan ne” soruları yöneltilir. Alınan cevap öznedir.

  

ÖRNEKLER:

    * Ahmet yazılıdaki soruları çözememiş. (“Çözemeyen kim?” “Ahmet: özne” )

    * Temeli yeni atılan bu inşaatı adamlar hemen bitirdi. (“Bitiren kim?” “Adamlar: özne” )

    * Bugün yağmur yağacakmış. (“Ne yağacakmış?” “Yağmur: özne” )

    *Sokaktaki köpekler çöpleri yine dağıtmış. (“Dağıtan ne?” “Sokaktaki köpekler: özne” )

  

NOT 1) Cümlede özneyi oluşturan sözcük veya sözcük grupları; bir isimden veya sıfat tamlaması, isim tamlaması, unvan grubu ve fiilimsi grubu gibi isim soylu kelime gruplarından oluşabilir.

 ÖRNEKLER:

    * Gece gündüz demeden çalışan öğrenciler elbette sınavı kazanacaktır. (“Kazanacak olan kim?” “Gece gündüz demeden çalışan öğrenciler:  özne” )

    * Doktor İhsan Bey hastalarını birazdan muayene edecek. ( “Muayene edecek olan kim?” “Doktor İhsan Bey: özne” )

    * Aksaray Valisi köyleri ziyaret edecekmiş. . ( “Ziyaret edecek olan kim?” “Aksaray Valisi: özne” )

    * Koltukta oturan, uzun boylu, sarışın bayan az önce sizi sordu. . ( “Soran kim?” “Koltukta oturan, uzun boylu, sarışın bayan: özne” )

 

NOT 2) Özne olan sözcük veya sözcük grubu cümlede ismin hal ekleri  (-i, -e, -de, -den)  hariç diğer çekim eklerini alabilir. Özneyi oluşturan kelimeler hal eklerini aldıklarında nesne ve tümleç olarak kullanılır.

 ÖRNEKLER:

    * Bazı insanlar bizlere aldırış etmiyordu. (“Aldırış etmeyen kim?” “Bazı insanlar:  özne” )

    * Sinangil toplantıya gelmeyecekmiş. (“Gelmeyecek olan kim?” “Sinangil:  özne” )

    * Kuzucuklar yerlere dökülen otları yiyorlardı. (“Yiyen ne?” “Kuzucuklar:  özne” )

    * Ayaklarım ve ellerim her zaman kanıyordu. (“Kanayan ne?” “Ayaklarım ve ellerim:  özne” )

 

NOT 3) Bir cümlede yüklemle özne cümlenin temel öğeleri olmasına rağmen edilgen çatılı fiillerdeözne kullanılmayabilir. Özneyi bulmak için sorulan “kim, ne” sorularına cevap olan sözcük veya sözcük grupları gerçek özne değil “sözde özne”dir. Bu cümlelerde işi yapan özne değil başkasıdır.

 ÖRNEKLER:

    * Okulun bütün camları kırılmış.  (“Kırılmış olan ne?” “Okulun bütün camları:  sözde özneÇünkü kırma işi başkası tarafından yapılmıştır. )

    * Odadaki bütün çiçekler sulanmıştı.  (“Sulanan ne?” “Odadaki bütün çiçekler:  sözde özneÇünkü sulama işi başkası tarafından yapılmıştır. )

    * Elektrikler kesilince hemen mumlar yakıldı.  (“Yakılan ne?” “Mumlar:  sözde özneÇünkü yakma işi başkası tarafından yapılmıştır. )

 

NOT 4) Yüklemi edilgen çatılı cümlelerde gerçek özne yani işi yapan bulunmaz; fakat edilgen çatılı cümlelerde bazen “-ce, tarafından, nedeniyle, etkisiyle” gibi sözcükler kullanılarak işi bizzat yapan varlığa yer verilir. Bu şekildeki öznelere “Örtülü Özne” denir.

        Cümlenin ögeleri bulunurken “örtülü özne” diye bir özneye yer verilmez.

        Bir cümlede iki farklı özne (gerçek özne, sözde özne) bir arada bulunmaz. Bu sebeple örtülü özne olan sözcük veya sözcük grubunu zarf tümleci(belirteç tümleci) olarak ele alabiliriz.

 ÖRNEKLER:

    * Bakanlığımızca tüm okullar iki gün tatil edildi. (“Tatil eden kim?” “Bakanlığımızca:  Örtülü özne”)

    * Projelerin hiçbiri kurul tarafından kabul edilmedi. (“Kabul etmeyen kim?” “Kurul tarafından:  Örtülü özne”)

    * Çığ nedeniyle tüm yollar kapanmış. (“Kapatan ne?” “Çığ nedeniyle:  Örtülü özne”)

    * Sıcakların etkisi bahçedeki domatesleri kuruttu. (“Domatesleri kurutan ne?” “Sıcakların etkisi:  Örtülü özne”)

 

NOT 5) Bazen yükleme “kim, ne” sorusunu sorduğumuzda zihnimizde herhangi bir cevap oluşsa da cümle içerisinde kelime halinde özne bulunmayabilir. Bu durumlarda yüklemin aldığı şahıs ekleri özneyi bulmamıza yardımcı olur. Eklerden yola çıkarak bulduğumuz ve zihnimizde de oluşan başlıca “ben, sen, o, biz, siz, onlar” şahıs zamirlerine “Gizli Özne” denir.

 ÖRNEKLER:

    * Akşam eve çok geç geldiniz. (“Geç gelen kim?” “Siz:  gizli özne”)

    * Her yeri çok kötü kirletmişler. (“Kirleten kim?” “Onlar:  gizli özne”)

    * Gömleği çiviye takıp yırttım. (“Yırtan kim?” “Ben:  gizli özne”)

    * Bundan sonra derslerine düzenli çalışacaksın. (“Çalışacak olan kim?” “Sen:  gizli özne”)

  

NOT 6) Sıralı ve bağlı cümlelerde, birden çok yüklem bulunur. Bu yüklemlere sorulan “kim, ne” sorusuna verilen cevap eğer tek özneden oluşuyor ise bu tür öznelere “Ortak Özne denir.

 ÖRNEKLER:

    * Elif yerinde duramıyor, hopluyor, zıplıyor ve yerlerde yuvarlanıyordu. (“Duramayan, hoplayan, zıplayan, yuvarlanan kim?” “Elif:  özne” Burada “Elif” ortak öznedir.)

    * Bizim şoför arabayı almış, eşyaları yüklemiş ve Aksaray’a götürmüş. (“Arabayı alan, yükleyen, götüren kim?” “Bizim şoför:  özne” Burada “Bizim şoför” ortak öznedir.)

    * Annemgil yarın gelecekler ve beni götürecekler. (“Gelecek ve götürecek olan kim?” “Annemgil:  özne” Burada “Annemgil” ortak öznedir.)

  

NOT 7) Bazı durumlarda cümle içerisindeki özneler dönüşlülük zamiri “kendi” sözcüğüyle pekiştirilebilir.

 ÖRNEKLER:

    * Bu odayı ben kendim boyadım.  (“Boyama işini yapan kim?” “Ben kendim:  özne”)

    * Yaptığın yemeği sen kendin yersin.  (“Yemek yeme işini yapacak olan kim?” “Sen kendin:  özne”)

    * Bu büyük projeyi hep bizlikte biz kendimiz hazırladık.  (“Projeyi hazırlama işini yapan kim?” “Biz kendimiz:  özne”)

 

NOT 8) Bazı geçişsiz fiillerin (nesnesi olmayan fiillerin) “-l,-n” eklerini alarak edilgen(gerçek öznesi olmayan fiil) yapılıp yüklem olarak kullanıldığı cümlelerde özne hiç bulunmaz.

  

ÖRNEKLER:

   * Köye çok geç vakitte gidilecekmiş. (“Gidilecek olan kim, ne?” “Cevap olmadığı için öznesi yoktur”)

   * Piknikte çimlerin üzerine oturuldu. (“Oturan kim, ne?” “Cevap olmadığı için öznesi yoktur”)

   * Saatlerce dere boyunda yüründü. (“Yürüyen kim, ne?” “Cevap olmadığı için öznesi yoktur”)

 

 

 

 

 

Yusuf ALTINSOY / Türk Dili ve Edeb. Öğrt.                              www.edebiyatname.com

 

 

 

 

 

Ziyaretçiler

3165298
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Toplam
594
5881
24430
3110527
61192
111930
3165298

İP'niz: 54.91.171.137
Server Time: 2017-12-15 04:38:45

Arama