EDEBİYATNAME

Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

TÜRKÇE TESTLER

EDEBİYAT TESTLERİ

SİTE İÇİ ARAMA

DİVAN EDEBİYATI NAZIM ŞEKİLLERİ VE ÖZELLİKLERİ

DİVAN EDEBİYATI (KLASİK TÜRK EDEBİYATI) NAZIM ŞEKİLLERİ VE ÖZELLİKLERİ

 KLASİK TÜRK EDEBİYATI (DİVAN EDEBİYATI) NAZIM BİÇİMLERİ

 

A. BEYİTLERLE               B. DÖRTLÜKLERLE               C. BENTLERLE 

  KURULANLAR                   KURULANLAR                       KURULANLAR

  1. Gazel                                1. Rubai                                      1. Terkib-i Bend

  2. Kaside                              2. Tuyug                                     2. Terci-i Bend

  3. Mesnevî                           3. Murabba                                3. Muhammes

  4. Kıt'a                                 4. Şarkı                                       4. Müseddes

  5. Müstezat                          5. Terdi                                       5. Taştir

                                                                                                6. Tahmis

                                                                                                                                                 

 

 

DİVAN EDEBİYATININ GENEL ÖZELLİKLERİ

 

* Divan şiirinin kökleri İslâm öncesi Arap şiirine dayanır.

* Nazım birimi genel olarak “beyit”tir. Dört ve daha fazla dizeden oluşan bentler de kullanılmıştır.

* Şiirde aruz ölçüsü kullanılmıştır. Son zamanlarında az da olsa hece kullanılmıştır.

* Tüm şairlerin kullandığı, mazmunlar (kişileşmiş, kalıplaşmış sözler) kullanılır. Fikirler ve duygular neredeyse ortaktır. Boyun servi; kaşı keman; çenenin elma; ağzın nokta oluşu her şairde aynıdır.

* Dil süslü ve sanatlıdır. Arapça ve Farsça kelime ve tamamlama-lara sıkça yer verilir.

* Şiirde konu bütünlüğü aranmaz. Beyit bütünlüğü esastır. Her beyit ayrı bir konuyu işler. (Kasidede kısmen, mesnevilerde ise özellikle konu bütünlüğü vardır.)

*Anlamdan çok söyleyiş önemlidir. Ne söylediği değil nasıl söylediği önemlidir. Yani sanat için sanat ön plândadır.

* Redif ve kafiyeye önem verilmiştir. Göz için kafiye esastır, tam ve zengin kafiye kullanılmıştır.

* İnsanın iç dünyasına yönelik soyut ve kitabi edebiyattır. Konular genellikle gerçek hayattan uzaktır. Aşk, sevgili, ölüm, ıstırap, şarap, övgü ve din gibi konular en çok işlenen konulardır. Yani daha çok soyut konular işlenir.

* Özgün değil taklitçidir. Arap ve Farsça edebiyatının etkisindedir.

* Tuyug ve şarkı hariç ütün nazım şekil ve türleri (gazel, kaside, rubai, mesnevi, terkib-i bent, terci-i bent…) Fars edebiyatı aracılığıyla Arap edebiyatından alınmıştır. tuyug ve şarkı ise divan edebiyatına Türklerin kazandırdığı nazım şekillerindendir.

* Nazım şekil ve türleri kesin sınırlarla birbirinden ayrılmıştır.

* Şiirlerin (kasideler ve mesneviler hariç) belli bir adı yoktur. Şiire başlık konmaz. Her şiir redif veya türünün adı ile anılır.

* Şiirin sonunda şairin mahlası (takma adı) geçer.

* Divan şairleri Fars edebiyatının üstatlarına yetişmeyi hedefleyip zamanla onları geçtikleri gibi birbirlerine de benzemeye çalışmışlardır. Bundan dolayı nazirecilik geleneği oluşmuştur.

* Divan şairi daima aşıktır. Bu aşk onulmaz dert olmakla beraber şair bu dertten memnundur, onlara göre bu derdin dermanı gene bu derdin kendisidir. Hatta zamanla beşerî aşk yerini Allah aşkına bırakır. Bu sebeple âşık mecazî sevgilisine kavuşmak istemez.

 

 

Yusuf ALTINSOY / Türk Dili ve Edb. Öğrt.                www.edebiyatname.com

 

 

 

 

 

Ziyaretçiler

4049194
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Toplam
2793
3109
14731
4011450
78357
167435
4049194

İP'niz: 54.162.224.176
Server Time: 2018-06-21 20:13:03

Arama