EDEBİYATNAME

Paylaşmak yücelmektir...

TÜRKÇE TESTLER

EDEBİYAT TESTLERİ

SİTE İÇİ ARAMA

HATIRA (ANI)

 

 

HATIRA (ANI)

 

Bir kimsenin, özellikle tanınmış kişilerin yaşadıkları dönemde gördükleri ya da yaşadıkları ilginç olayları gözlemlerine ve bilgilerine dayanarak anlattıkları yazı türüdür.

Tanınmış sanatçı, siyasetçi, ve bilim adamlarının yazdığı anılar onların yaşayışlarını, yaşadıkları dönemdeki önemli olayları anlatması bakımından önemlidir.

Edebiyatsahasının en yaygın türlerinden biridir. Bu türde verilen eserlerin çok değişik sahalarda oluşu, ona belli bir sınır çizme imkânını zorlaştırır. Anıların önde gelen özelliği, yazarının hayatının belli bir kesitini alması ve çok sonra yazıya dökülmesidir.

İçlerinde anı türünün özelliği bulunabilecek seyahatname, sefaretname, muhtıra, tezkire, menkıbe, günlük, otobiyografi ve tarih türleri ile anı türünü karıştırmamak gerekir. Bu türlerin her birinin yazılış gayeleri ayrıdır. Ortak özellikleri ise yaşanmış olaylar üzerine kurulmuş olmalarıdır. Ancak bu özellik, onları birbirinin yerine koyma sebebi olamaz.

Anıların, tarihî gerçeklerin açıklanması sırasında, önemli yardımları dokunur. Anı; tarih değilse de, tarihe yardımcıdır. Devirlerin özelliklerini anlatan anılar, o devrin tarihini yazacaklar için önemli birer belge niteliğindedir. Bundan ötürü, anı yazarı, anılarını yansıtırken tarihî gerçeklerin bozulmamasına çok dikkat etmelidir.

Her ne sebeple kaleme alınırsa alınsın anı türünde dürüstlük, samimiyet ve sorumluluk duygusu ön plânda tutulmalıdır. Anı yazarken önce konu tespit edilmeli; sonra ya günü gününe tutulan notlar ya da hafızada saklanan olaylar zinciri, plâna göre düzenlenmelidir. Anı yazılırken süslü sanatlı bir anlatımdan kaçınmalı; açık, sade ve akıcı bir üslûp kullanılmalıdır. Duygu ve düşünceler, içtenlikle gerçeği yansıtmalıdır.

 

Anı ( Hatıra ) Türünün Özellikleri:

1 – Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış bir konuyu anlatır. Yani geçmişteki olaylar üzerine yazılır.

2 – Genellikle insan belleğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır

3 - Anılar, yaşandığı dönem hakkında bilgi verir. Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yaptığı için tarihçilere ışık tutar.

4 – Tanınmış, bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını çalışma ve araştırmalarını anlatır.

5 – Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar.

6 – Geçmiş birinci kişinin ağzından kişisel yargılar ve yorumlarla verilir.

7 –  Yazar, olayları kendi bakış açısına göre anlatır.

8 – Belirli bir makamda bulunan siyasetçiler, komutanlar veya önemli başarılara imza atmış doktorlar, spor adamları, bilim adamları, sanat adamları, şairlerle ve yazarlar yazmış oldukları hatıralar aracılığıyla gelecek nesillere düşüncelerini, deneyimlerini, bilgilerini, yaşadıklarını, topluma ait değer yargılarını aktararak onları bilgilendirirler ve onların ufuklarını açarlar.

9 Anıların yazılış sistemi genellikle kronolojiktir. Yazar, yaşayıp gördüklerini belli bir tarih sırası içinde verir.

10 Bazı anılar, roman üslûbuyla yazılırlar. Bu durumda yazar da anı-romanın bir kahramanı konumundadır.

 

Anı ( Hatıra ) Türünün Tarihsel Gelişimi

 

  Batıda en çok yaygın bir tür olup ilk örneğini eski Yunan sanatçısı Ksenophon’un “Anabasis” adlı eseriyle vermiştir. Eflatun’un birçok eseri bu türdendir.

18. yüzyılda, J. J. Rouseau’nun “ İtiraflar”, Goldoni’nin “İyilik Sever Somurtkan”, Goethe’nin “Şiir ve Gerçek Andre Gide’nin “Jurnaller “bu alanda önemli eserlerdir.

19. yüzyılda Fransız edebiyatında, Victor Hugo’nun”Gördüklerim”, Stendhal'ın “Bencillik Anılar, Verlaine’nin “ İtiraflar, Rus yazar Tolstoy’un İtidafım” hatıra türünde verilmiş önemli eserlerdir.

20. yüzyılda dünyanın her ülkesinde çok sayıda edebiyatçı bu türde eserler vermeye devam etmektedir.

Bizde, 7. yüzyıla ait “Göktürk Yazıtları” bu türün ilk örneği sayılmaktadır. 16. yüzyılda Hindistan’da bir imparatorluk kurmuş olan Babür Şah’ın yazdığı “Babürname” , 17. yüzyılda Ebul Gazi Bahadır Han’ın yazdığı “Şecere-i Türk” , Katip Çelebi ve Naima’nın bir çok eseri bu türün örneklerindendir.

Eski edebiyatta anı özelliği taşıyan “vakainameler, gazavatnameler, sefaretnameler bu türün örnekleri sayılmaktadır.

Edebi tür anlamında anı ise bizde Tanzimat döneminde başlamıştır. Önceleri Ebuziya Tevfik ve Ali Suavi çıkardıkları gazetelerde anılarını yayınlarlar Daha sonra ;

Tanzimat Döneminde;

Akif Paşa’nın “Tabsıra”

Namık Kemal’in “Magaza Mektupları” ,

Ziya Paşa’nın “Defter-i Amel”

Ahmet Mithat Efendi’nin “Menfa”

Muallim Naci’nin “Ömer’in Çocukluğu”

Servet-i Fünun Döneminde;

Ahmet Rasim’in “Eşkal-i Zaman”, “Falaka” “ Maharir “,”Şair “

Halit Ziya Uşaklıgil’in “Kırk Yıl”, Saray ve Ötesi

Hüseyin Cahit Yalçın’ın : “ Edebi Hatıralar”.

Son Dönem Edebiyatında;

Yakup Kadri Karaosmanoğlu: “Zoraki Diplomat, Vatan Yolunda , Gençlik ve Edebiyat Hatıraları”

Ruşen Eşref Ünaydın : “ Atatürk’ü Özleyiş”

Falih Rıfkı Atay : “Çankaya”

Halide Edip Adıvar : “Türk’ün Ateşle İmtihanı”

Yahya Kemal Beyatlı: “ Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım “

Yusuf Ziya Ortaç “ Porteler,” Bizim Yokuş”

Ahmet Hamdi Tanpınar : “ Kerkük Anıları”

Samet Ağaoğlu: “ Babamın Arkadaşları”

Salah Birsel : “Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu”

Halikarnas Balıkçısı : “ Mavi Sürgün”

Oktay Rıfat : “Şair Dostlarım”

Ayrıca, son dönemde, Celal Bayar, İsmet İnönü, Kazım Karabekir ve Rauf Orbay gibi siyasi kişilerin yazdıkları anılar, yakın tarihimizi aydınlatması bakımından önemli eserlerdir.

Batı edebiyatındaki ünlü anı yazarları ve eserleri şunlardır:

Sain-Simon : "Hatıralar"

Rousseau : "İtiraflar"

 

HATIRA (ANI) ÇEŞİTLERİ

a. Siyasî ve Askerî İçerikli Anılar

      Tanzimat döneminden itibaren anı yazma geleneği devlet yönetiminde bulunmuş önemli kişiler arasında da yaygınlaştı. Siyasî ve askerî olayların ağırlıklı olarak işlendiği bu tür anı eserlerinde daha çok siyasî çekişmeler, tarafların birbirilerini suçlamaları, görevden alınanların, sürgüne gönderilenlerin kırgınlıkları, sızlanmaları, suçlanan kişilerin kendilerini savunmaları, devlet yönetiminin nasıl işlediği ya da işlemediği; devlete, millete yapılan ihanetler gibi konulara yer verilmiştir. Belli başlı siyasî ve askerî nitelikli anılara şu örnekler verilebilir:

Reşit Paşa, Reşid Paşa'nın Hatıraları (1939);

Midhat Paşa, Hayat-ı Siyasiyye, Hidematı, Menfa Hayatı (1907);

Ahmet Cevdet Paşa, Tezakir-i Cevdet (1853–1887), Maruzat (1890);

Ali Kemal, Yıldız Hatırat-ı Elimesi (1910);

İsmail Müştak Mayakon, Yıldız'da Neler Gördüm (1940);

Falih Rıfkı Atay, Batış Yılları (1963), Ateş ve Güneş, Zeytindağı;

Rıza Tevfik, Ben de Konuşayım (1993);

Hüseyin Cahit Yalçın, Siyasal Anılar (1976),

Refik Halit Karay, Minelbab İlelmihrab (1964);

Ali Fuat Cebesoy, Millî Mücadele Hatıraları (1953);

Afet İnan, Atatürk'tenHatıralar (1950);

Celal Bayar, Atatürk'ten Hatıralar (1955);

Halide Edip Adıvar,Türkün Ateşle İmtihanı (1975).

 

b. Edebî Muhtevalı Anılar

      Tanzimat döneminden itibaren edebiyat alanında varlık gösteren pek çok sanatçı ve yazar, özellikle olgunluk yaşlarında yazdıkları anılarında edebiyata nasıl başladıkları, içinde yer aldıkları edebî topluluk ya da çevreleriyle olan ilişkileri, mücadeleleri, dönemlerinin siyasî, sosyal, edebî, kültürel görünümüne ilişkin düşünce, gözlem ve izlenimleri, eserleriyle ilgili açıklamaları gibi daha çok edebiyat tarihçilerinin ve edebiyatçıların biyografilerini merak edenlerin işine yarayabilecek zengin bir malzeme bırakmışlardır. Edebiyata ilişkin özellikleri ağır basan bu anıların başlıcaları şunlardır:

Ebuzziya Tevfik, Nümûne-i Edebiyyat-ı Osmâniyye (1876);

Yakup Kadri, Anamın Kitabı (1957), Gençlik ve Edebiyat Hatıraları (1969);

Halit Ziya Uşaklıgil, KırkYıl (1936), Saray ve Ötesi (1942);

Ahmet İhsan Tokgöz, Matbuat Hatıraları (1930);

HüseyinCahit Yalçın, Edebî Hatıralar (1935);

Yahya Kemal Beyatlı, Çocukluğum, Gençliğim,Siyasî ve Edebî Hatıralarım (1973), Siyasî ve Edebî Portreler (1968).

     Bunlardan başka hariciye ve elçilik, cezaevi -avukat, tiyatro, basın, eğitim ve öğretmenlik, din, tarikat konularıyla ilgili anılar da yazılmıştır.

 

 

ANI İLE GÜNLÜĞÜN BENZER VE FARKLI YANLARI

 

1 - Anı da günlük gibi bir kişinin başından geçen gerçek yaşantılardan kaynaklanan yazı türüdür

2 - Günlük yaşanırken anı ise yaşandıktan sonra yazılır

3 - Anılar, yazarların yaşlılık çağlarında yazdıkları ve yaşamları boyunca karşılaştıkları olayları nesnel bir şekilde ortaya koyan yazılardır Günlükler ise daha öznel, derin, içten ve ruhun derinliklerinden kopup gelen anlık duygu ve düşünceler hakimdir.

4 - Anı yazılarının anlatım açısından kurgusal niteliklere sahip olduğunu da söyleyebiliriz Günlükler ise kurgudan uzak yoğun düşüncelerin toplamıdır.

 

Anılar, genellikle aşağıdaki nedenlerden dolayı yazılır:

1) Geçmişi bir kez daha yaşamak ve yazma alışkanlığı kazanmak.

2) Anıları unutulmaktan kurtarmak.

3) Yok olup gitmesini göze alamadığımız bir gerçeğe kalıcılık kazandırmak.

4) Anıyı oluşturan olayı, durumu, yerleri, kişileri söz konusu edip, başkalarının bilgisine, yararına sunmak.

5) Kamuoyu önünde aklanmaya çalışmak, pişmanlığı dile getirip içini boşaltmak, günah çıkarmak.

6) Gelecek kuşaklara geçmişten sonuçlar çıkarıp sunmak.

7) Gerektiği zaman bir eleştiride bulunmak.

8) İnsanoğlunun; yaşantılarını, deneyimlerini başkalarıyla paylaşmak gereğini duymak.

Ziyaretçiler

2862549
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Toplam
452
2491
21166
2826566
56527
70647
2862549

İP'niz: 54.156.93.60
Server Time: 2017-09-24 06:58:33

Arama

Aksaray'da Hava

Weather data OK.
Aksaray
9 °C