EDEBİYATNAME

Paylaşmak yücelmektir...

TÜRKÇE TESTLER

EDEBİYAT TESTLERİ

SİTE İÇİ ARAMA

GÜNLÜK

 

 

GÜNLÜK (GÜNCE)

 

     Günlük hayatta yaşanan olayların, edinilen izlenimlerin, tarih atılarak, günü gününe yazılması ile oluşan edebî türe günlük denir.

     Günlükte kişi düşüncelerini, duygu ve gözlemlerini günü gününe o günün tarihini de atarak içinden geldiği gibi yazar. Kısaca günlük bir tür anıdır. Ancak günlük günü gününe yazılır, anı ise olayların yaşanmasından sonra kaleme alınır.

     Fransızca’ dan dilimize girmiş olan adıyla “Jurnal”, eskilerin “rûzname, muhtıra, hâtıra” defteri dedikleri bir yazı türüdür.

 

Günlük Türünün Tarihsel Gelişimi

 

    Günlük isimli yazın türünün tarihsel gelişimini ve geçirdiği evreleri incelemek istediğimizde bu yazın türü için iki ayrı dönem olduğunu fark ederiz. Bu dönemlerden ilki günlüklerin edebi bir nitelik kazanmasından önceki dönemdir. Tarihte ilk defa Romalılar günlük kullanmıştır. Edebi içerikten yoksun, bir takım kamu kuruluşlarında yapılan işlemlerin unutulmaması amacıyla tutulan ve “commentarii” adıyla anılan bu ilk günlükler, duygusallıktan uzak notların kabaca birleşiminden oluşmaktadır. Tarihte, bu çeşit günlüklerin savaşlar ve askeri hareketleri not etmek amacıyla kullanıldığı da görülmüştür. Edebiyat değeri taşımayan bu günlükler şüphesiz tarihçiler için önemli kanıtlardır. Osmanlı Teşrifatçılarından Ahmet Ağa Kara Mustafa Paşa’nın İkinci Viyana kuşatmasını günü gününe kaydettiği “Vakay-ı Beç “adlı eseri( Aslı Viyana Milli kütüphanesinde olup “Viyana Önlerinde Kara Mustafa Paşa “ ve “Viyana Kuşatması Günlüğü “ olarak Türkçeye çevrilmiş ), Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran ve Mısır seferini anlatan “Haydar Çelebi Ruznamesi “ bu dönem ve olaylara ışık tutmuştur.

     Günlükler edebi değer kazanmaya ancak. Rönesans sonlarına doğru başlamıştır. 1768-1840 yılları arasında İngiltere Kraliçesinin nedimesi ve roman yazarı olan Fanny Burney, saray dedikodularına ve pek çok olaya kendi duygusal izlenimlerini ekleyerek yazdığı günlükle İngiliz edebiyatında önemli bir yere sahip olmuştur.

     19. yüzyılın ortalarına doğru, romantizm akımının en yoğun dönemini yaşamasıyla birlikte günlükler, edebi değeri ve içeriği bakımından çoğalmaya, yaygınlaşmaya ve yazarlarının iç dünyasını yoğun duygularla yansıtmaya başlamıştır.

     Türk edebiyat tarihi düşünüldüğünde, Divan edebiyatı döneminde tutulan “Ruzname” isimli savaş notları ile Evliya Çelebi’nin “Seyahatname”si tam bir günlük niteliği taşımasa da içerdikleri bazı bölümlerle bu yazın türüne yakınsamakta ve tarihimizdeki ilk günlük örneklerini oluşturmaktadır. Asıl olarak günlüklerin, batı edebiyatındaki biçim ve içeriğiyle Türk edebiyatında yer alması Tanzimat dönemine denk gelmiştir. Direktör Ali Bey’in “Seyahat Jurnali”(1897) adlı gezi kitabı batıdaki anlamıyla Türk edebiyatında görülen ilk günlüktür.Bunu şair Nigâr Hanım’ın “ Hayatımın Hikayesi” adlı eseri izler.

     Günlükler ,1950 yılında Nurullah Ataç’ın bir gazetede günlük yazıları yazmasından ve yoğun ilgi çekmesinden sonra önem kazanmaya başlamıştır. Nurullah Ataç bu yazılarına başlık olarak “Günlük” yerine “Günce” deyişini kullanarak bu deyişi yazın hayatımıza kazandırmıştır. Nurullah Ataç’ın günceleri içe ve dışa dönük içeriğin uyumlu bir sentezi olarak edebiyat dünyasına bu türdeki en bilinen eser olarak geçmiştir.

Türk edebiyatındaki en seçkin günlüklerin başında Oğuz Atay’ın günlüğü ile Cemal Süreyya’nın “Günler” adlı eseri gelmektedir.

 

TÜRK EDEBİYATINDA GÜNLÜK

 

      Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Yirmisekiz Çelebi Mehmet Sefaretnamesi ya da Silahdâr Tarihi gibi kimi eserlerde bazı olayların günlük biçiminde anlatılmasını saymazsak, edebiyatımıza Batı’daki anlamıyla günlük Tanzimat’tan sonra girmiştir. Ancak neredeyse romanla yaşıt olan bu türün edebiyatımızda yeterince geliştiğini söylemek zordur. Türkçede yayımlanmış ilk günlük, Ali Bey’in Seyahat Jurnali’dir. Ali Bey’in, eserinin adında jurnal sözcüğünü tercih etmesi, günlüğün bize pek çok başka tür gibi Batı kanalıyla geldiğini gösteriyor. Jurnal sözcüğü, Cemil Meriç gibi birkaç istisna dışında, fazla tutunamamış, yerini ‘günce’ ve ‘günlük’ sözcüklerine bırakmıştır. Nurullah Ataç’ın savunduğu ‘günce’nin de bugün ‘günlük’ kadar yaygın olmadığı söylenebilir. Zaten günce’yi savunan Ataç’ın, Fournier’den yaptığı Adsız Köşk çevirisinde günce yerine ‘ruzname’ ve ‘hatıra defteri’ sözcüklerini kullandığını da unutmamak gerekiyor.

     Ali Bey’in Seyahat Jurnali’nden sonra Batılı anlamıyla aslında ilk edebiyat günlüğü sayılabilecek Şair Nigar Hanım’ın günlüğü geliyor. Bu eserin bir kısmı, şairin ölümünden 40 yıl sonra Hayatımın Hikâyesi adıyla yayımlanmıştı. Ahmet Refik’in Kafkas Yollarında adlı seyahat günlüğünden başka, Sultan Reşad ve Vahdettin dönemlerinde sarayda başmabeyncilik yapan Lütfi Simavi’nin notları da günlük olarak nitelenebilir. Yine günlük sayabileceğimiz İbnülemin Mahmut Kemal İnal’ın defterleri ise yayımlanmadı. Atatürk’ün Anafartalar Savaşı sırasında tuttuğu günlükler, ölümünden sekiz yıl sonra Türk Tarih Kurumu’nca basılmıştır. Cumhuriyet öncesinin önemli yazarlarından Ömer Seyfettin’in Ruznameler’i de kitap olarak yayımlanmamış günlükler arasında yer alıyor.

 

Günlük Türünün Başlıca Özellikleri

* Yazarın kişiliğini, görüşlerini ve ruhsal yapısını yansıtırlar.

* Yaşan olayların, izlenimlerin günün gününe yazılması ile oluşurlar

* Konuşma diline yakın bir dil kullanılır.

* Gerçekler, yaşanılanlar değiştirilmeden, çarpıtılmadan yazılır

* Kısa ve özlü yazılardan oluşur.

* Olayı yaşayan birinci kişi tarafından yazılır.

* Yazarın hayatından izler taşır.

* Günlükte kullanılan üslup İnandırıcı, içten, samimi ve sevecendir.

* Günlükler geçmiş zamanlarda kullanılan Ruzname’ye benzediği için “Ruzname” de denir.

* Divan edebiyatındaki “vakayinameler” bir tür günlük sayılır.

* Kimi roman ve hikâyelerde “günlük”, bir anlatım biçimi olarak kullanılabilir.

* Günlükler edebiyatımızda birçok roman ve hikâyenin ilham kaynağı olmuştur.

* Anlatımda bir tür “iç konuşma” tekniğinden yararlanılır.

* Tarih, biyografi anı, … için birer belge değeri taşırlar.

 

Dünya edebiyatında günlük türündeki yazarların başlıcaları:

J. W. Goethe, F.GrilIparzer, H. Carossa, T. Haecker, H. Böll, E. Jünger, Franz Kafka, J. Klepper, M. Frisch, B. Cons-tant, H. F. Amiel, E. de Goncourt, Andre Gide, J. Green, Albert Camus, H. de Montherlant, C. Pavese, J. Bosarell, S. Johnson, S. Kierkegaard, B.Brecht.Th. Mann, H. James, W. Gombroviez

Rainer Maria Rilke: Malte Laurids Brigge’nin Notlârı

G. Bemanos: le Journal d’un Cure de Campagne (Bir Köy Papazının Günlüğü)

N.Gogol: Anne Frank’ın gündelik notları

 

Türk edebiyatında en tanınanlar

Türün ünlüleri:Suut Kemal Yetkin, Seyit Kemal Karaalioğlu, İlhan Berk

Reşat Nuri Güntekin: Çalıkuşu

Yakup Kadri Karaosmanoğlu: Yaban romanında (1932) Ahmet Celâl’in anı defteridir.

Âli Bey: Seyahat Jurnali

Nigâr Binti Osman: Hayatımın Hikâyesi

Ömer Seyfettin: Ruzname

Muzaffer Buyrukçu: Arkası Yarın, Sıcak ilişkiler, Dillerinde Dünya 

Nuri Pakdil: Batı Notları

Hasan Cemal: 12 Eylül Günlüğü: Tank Sesiyle Uyanmak

Oğuz Atay: Günlük Bütün Eserleri

Nihat Erim’in: Günlükler

Fevzi Çakmak: Mareşal ve Günlükleri

Nurullah Ataç :Günce, Uçuş Günlüğü, Gazi Günlüğü, Avusturya Günlüğü
Salah Birsel: Günlük , Kuşları Örtünmek, Nezleli Karga, Bay sessizlik, Aynalar Günlüğü
Oktay Akbal: Yeryüzü Korkusu, Geçmişin Kuşları, Anılarda Görmek
Refik Ahmet Altınay: Kafkas Yollarında
Falih Rıfkı Atay: Yolculuk Defteri
Tomris Uyar: Gündökümü, Sesler, Yüzler, Sokaklar, Günlerin Tortusu

 

GÜNLÜK ÇEŞİTLERİ

 

1- İçe Dönük Günlükler ( özel ruhbilimsel günlük ):

     Yazarın bir bakıma kendi kendi ile konuşmasıdır içinde bulunduğu doğal ve toplumsl çevreden yazgısından yakınır. Bu metinlerde yazarın yaşadığı duygusal coşkunluğu bulabileceğimiz gibi, çeşitli kavramlar hakkındaki düşüncelerin yazarın bilincindeki açılımlarını da bulabiliriz. Stendhal’ın günlüğü, Rus yazar Alexander Sergeyeviç Puşkin’in “ Gizli Günce” bu metinlere örnek gösterilebilecek niteliktedir. Fransız yazarı Andre Gide ve bizde Nudullah Ataç bu türün başta gelen ustalarındandır.

 

2- Dışa Dönük Günlükler :

      Bu tip günlüklerde yazarlar, alaycı bir tavırla dönemin olaylarını, siyaset ,sanat ve edebiyat adamlarını ya da gündelik sıkıntılarını öykü tekniği kullanılarak anlatmaktadırlar. Bu tür günlüklerde yazar kendi zaman dilimi içindeki tutum ve davranışlardan, düşünsel akımlardan haber verir. Bu nedenle de bu günlükler birer belge değeri taşır.. Ünlü ressam Paul Gaugin’in o dönemde Fransız kolonisi olan Markiz adalarında yazdığı günlük, dışa dönük günlüklere örnek olabilir.

     Yaşadığı hayat kesitlerini, çeşitli konulardaki izlenimlerini öykü tekniği ve zengin betimlemeler aracılığıyla günlüğüne yansıtan ünlü öykücümüz Tomris Uyar’ın günlükleri de dışa dönük niteliğe sahiptir.

      Bu türler dışında bir de sanat eserlerinin oluşumu ve gelişini ile ilgili günlüklerde vardır. Yazar eserinin gelişme evrelerini günü gününe anlatırken çektiği sıkıntıları, kaygılar çalışma yöntemini de bize göstermiş olur. A. Gide’nin “Kalpazanlar” Thomas Man’ın “Doktor Faustas” bu tür günlüklerin başarılı örnekleridir.


Günlük ile Anı Türünün Farkı

* Anı ile günlük çoğu zaman karıştırılmaktadır. Günlük, adından anlaşılacağı üzere yaşanırken, günü gününe yazılır. Anı ise aradan zaman geçtikten sonra yazılır. Örneğin kişi günlüklerinden yararlanarak ileride bir anı kitabı kaleme alabilir.

* Günlük yazarı sadece kendisini ya da kendisini merkeze alarak çevresindekileri anlattığı halde; anı yazarları başkalarını anlatabilir.

* Günlükte o gün içerisinde meydana gelen her şey yer alırken, anıda sadece önemli olaylar yer alır.

* Günlükler günü gününe yazıldığı için olayların tüm ayrıntıları sıcağı sıcağına yer alır. Ama anılar sonradan birçok ayrıntı yer almayabilir.

 

 

Ziyaretçiler

3076724
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Toplam
273
4764
15456
3034328
84548
108050
3076724

İP'niz: 54.162.241.40
Server Time: 2017-11-23 05:07:38

Arama