EDEBİYATNAME

Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

TÜRKÇE TESTLER

EDEBİYAT TESTLERİ

SİTE İÇİ ARAMA

BİR GELİNCİK HİKAYESİ...

 

 

BİR GELİNCİK HİKAYESİ

        Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yasayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği (sincaba benzer bir hayvan) evinde beslemeye baslar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir.  Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvani. Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir... Ve odada beslediği beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.


      
Einstein’in bir sözü vardır: “İnsanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zordur.”

 

Ziyaretçiler

4146715
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Toplam
848
2065
9044
4119698
37773
25809
4146715

İP'niz: 54.224.220.72
Server Time: 2018-08-16 09:39:12

Arama