EDEBİYATNAME

Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

SES BİLGİSİ

SES OLAYLARI

       Sözcüklerin ve sözcüklere getirilen bazı eklerin zamana ve kullanıldığı yere bağlı olarak sürekli değişiklik göstermesi ve bir takım gelişmelerin olması dildeki canlılığın bir göstergesidir.

      Dilin söz varlığını oluşturan kelimelerdeki sesler, heceleri ve kelimeleri oluştururken tarihî süreç içerisinde düşerler, yer değiştirirler, türerler, başka seslere benzerler. İşte bütün bunlar, ses bilgisi başlığı altında incelenir. Ses olaylarının sebebini, dildeki en az emek yasasına bağlamak mümkündür. Dilde ses olayları, çeşitli sebeplerden kaynaklanır.

 

Ses olaylarının sebepleri

 a) Dilin ses özellikleri:Türkçede kelime sonunda b, c, d, g sesleri olmadığı için Arapça kitâb kelimesi Türkçeye kitap şeklinde geçmiştir. Uzun ünlü olmadığı için de â ünlüsü kısalarak normal a’ya dönüşmüştür.

b) Başka seslerin etkisi: Bazı sesler, yanlarındaki diğer seslere etki ederek onları kendilerine benzetirler, değiştirirler.

 Örnek:“penbe” kelimesindeki “b” sesi, yanındaki “n”ye etki ederek onu, kendisi gibi dudak ünsüzü olan “m” yapmıştır. Böylece kelime, “pembe” şekline dönüşmüştür.

Örnek:Yaşıl kelimesinin yeşil’e dönüşmesinin sebebi, y ve ş seslerinin inceltici etkisidir.
 

c) Vurgu: Türkçede orta hece vurgusu genellikle zayıf olduğu için bu hecedeki ünlüler bazen daralır bazen de düşer.

Örnek:Devirilmek>devrilmek, oyunama> oynama, yanılış > yanlış vb. gibi.

d) Zayıf sesler: ğ, h, ı, l, n, r, y, z sesleri zayıf sesler olduğu için bazı ses olaylarına sebep olurlar.

Örnek:ağabey > âbi,    postahane > postane,    pek iyi > peki, bir daha> bi daha, soğan> soan, uğur> uur

e) Söyleyiş güçlüğü ve kakofoni: Bazı seslerin yan yana gelmesi söyleyiş güçlüğüne veya kakofoniye sebep olur. Bu durumda bazı ses olayları olur.

Örnek:  büyükcek > büyücek, küçükçük > küçücük,

              ufakcık > ufacık.

       Ses olaylarını ünlülerle ilgili ses olayları ve ünsüzlerle ilgili ses olayları olmak üzere iki başlık altında inceleyeceğiz:

 

A. ÜNLÜLERLE İLGİLİ SES OLAYLARI

       Ünlülerin dudakların durumuna göre düzlük-yuvarlaklık, dilin durumuna göre kalınlık-incelik ve çenenin durumuna göre darlık-genişlik özellikleri Büyük ünlü uyumuveKüçük ünlü uyumunda karşımıza çıkar.

 

BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU

       Sözcüğü oluşturan hecelerdeki ünlülerin kalınlık-incelik yönünden uyumuna büyük ünlü uyumu denir.

       Bir sözcüğün büyük ünlü uyumu kuralına uyması için bütün hecelerin ya ince ünlülerden ya da kalın ünlülerden oluşması gerekir. Yani ilk hece “a,ı,o,u” kalın ünlüleriyle başlamışsa diğer hecelerdeki ünlülerin de “a,ı,o,u” kalın ünlülerden oluşması gerekir. İlk hece “e,i,ö,ü” inceünlüleriyle başlamışsa diğer hecelerdeki ünlülerin de “e,i,ö,ü” ince ünlülerden oluşması gerekir.

 

İlk hece

Diğer heceler

a,ı,o,u

a,ı,o,u

e,i,ö,ü

e,i,ö,ü

 

Örnek:

   * kalınlıkta (a:kalın / ı:kalın / ı:kalın / a:kalın= BÜU uyar )

   * kısalınca   ( ı:kalın / a:kalın / ı:kalın / a:kalın= BÜU uyar )

   * oyunlardan ( o:kalın / u:kalın / a:kalın / a:kalın= BÜU uyar )

   * böceğinde ( ö:ince / e:ince / i:ince / e:ince= BÜU uyar)

   * gözündeymiş  ( ö:ince / ü:ince / e:ince / i:ince= BÜU uyar )

 

ÖRNEK:

     Aşağıdaki cümlelerden hangisinde tüm sözcükler büyük ünlü uyumuna uyar?

   A) Çekirdekleri yerlere atarken bekçi bize çok kızdı.

   B) Suya düşen çocuğu yoldan geçen adamın biri kurtardı.

   C) Balonları akşamleyin patlatınca kimse göremedi.

   D) Gelirken bir gazete al ki dünyadan haberimiz olsun.

   E) Köpekler sokaktaki çöpleri karıştırınca her yer batmıştı.

 

CEVAP: Doğru cevap “B” seçeneğidir. Çünkü tüm sözcükler büyük ünlü uyumuna uyar. A’da “atarken”, C’de “akşamleyin”, D’de “gazete”, E’de “sokaktaki” sözcüğü büyük ünlü uyumuna uymaz.

 

Büyük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

a) Türkçe kelimeler büyük ünlü uyumu kuralına uyar. Fakat Türkçedeki bazı sözcükler zamanla değişime uğradığı için büyük ünlü uyumu kuralına uymazlar.

  Örnek:    * ana (anne)             * alma (elma)       

                    * kangı (hangi)         * karındaş (kardeş)

 

b) Dilimizdeki büyük ünlü uyumu kuralına aykırı sözcükler genellikle yabancı kökenlidir.

  Örnek:    *  kitap   *  gazete   *  mevcut   *  insan   *  kalem

 

c) Türkçede sözcüklere eklenen ekler genellikle büyük ünlü uyumu kuralına uyar.

  Örnek:    *  çiçek –çi-ler-den    *  kapı- da-y-mış   

                    *  toprak-tan-dır        *  temiz-lik-ten-se

    

d) Türkçedeki “-yor, -ken, -ki, -gil, -daş, -mtırak, -leyin” eklerini aln sözcükler genellikle büyük ünlü uyumu kuralına uymaz.

Örnek:    *  çizi-yor                 *  kaçar-ken          *  sabah-ki  

                  *  akşam-leyin        *  yeşil-imtrak       *  babam-gil     

 

ÖRNEK:

     Aşağıdaki cümlelerden hangisinde büyük ünlü uyumuna farklı bir sebeple uyulmamıştır?

   A) Mehmet sabahleyin dosyaları masaya bıraktı.

   B) Yıllar sonra meslektaşımla karşılıklı yemek yedik.

   C) Küçük gelin yıllardır sevdiğinin yolunu bekliyor.

   D) Adam tabaktaki çerezleri yerken yere döktü.

   E) Elmaları toplayıp sepete koyarak eve gitti.

 

CEVAP: Doğru cevap “E” seçeneğidir. A’da “sabahleyin”, B’de “meslektaşımla”, C’de “bekliyor”, D’de “tabaktaki” sözcükleri eklerden dolayı büyük ünlü uyumuna uymazken, E’deki “elmaları” sözcüğünün büyük ünlü uyumuna uymamasının sebebi sözcüğün kalın ve ince ünlülerden oluşmasıdır.

 

e) Türkçede bir sözcüğe getirilen çekim eki uyuma girerek sözcüğün son ünlüsüne göre kalın veya ince şeklini alır. Türkçeye yabancı dillerden geçmiş bazı sözcüklere (genellikle sonu “-al” ve “-at” ile biten sözcüklere) getirilen “-ler, -i, -e, -de, -den, -in, -im, -imiz, -di, -miş” gibi çekim ekleri (Türkçede böyle bir kural olmamasına rağmen) sözcüğün son ünlüsüne uymayarak daima ince ünlü almış şekliyle sözcüğe eklenir. Bu durumda kalın ünlülerden oluşan bir sözcüğe getirilen bu ekler büyük ünlü uyumu kuralını bozmaktadır.

Örnek:      *  haller        *  halden     *  mahalde   *  mahalin  

*  sualler    *  sualimiz    *  yârim       *  yâre           *  takatim  

*  Kemalden   *  Cemalin   *  Nihal’miş   *  misaller   *  helalmiş

 

f) Türkçede bileşik sözcüklerde büyük ünlü uyumu aranmaz.

  Örnek:    * Ortaköy   * Aksaray   * Beşiktaş

 

g) Türkçede tek heceli sözcüklerde ünlü uyumu aranmaz.

  Örnek:    * kırk   * Türk   * ilk   * süt

 

KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMU

       Sözcüğü oluşturan hecelerdeki ünlülerin düzlük-yuvarlaklık yönünden uyumudur.

       Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlülerden (a,e,ı,i) biri bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlülerde düz ünlü (a,e,ı,i)  olur. İlk hece yuvarlak ünlülerden (o,ö,u,ü) biriyle başlamışsa ikinci ve diğer hecelerde ya düz-geniş ünlüler (a,e) ya da dar-yuvarlak ünlüler (u,ü) yer alır.

 

NOT:Bir sözcükte küçük ünlü uyumuna bakarken ilk önce birinci heceye daha sonra ikinci heceye daha sonra ise üçüncü heceye sırasıyla bakılır. Yani birinci heceden sonra üçüncü heceye bakılmaz.

İlk hece

Diğer heceler

a,e,ı,i

a,e,ı,i

o,ö,u,ü

a,e,u,ü

  Örnek:

   * kapıda ( “adan sonra ı gelir. ıdan sonra a gelir.= KÜU uyar )

   * sobanın ( “odan sonra a gelir. adan sonra ı gelir.= KÜU uyar )

   * küreğin ( “üdan sonra e gelir. edan sonra i gelir.= KÜU uyar )

   * baloncu ( “adan sonra o gelmez. odan sonra u gelir.= KÜU uymaz )

   * çamurdan ( “adan sonra u gelmez. udan sonra a gelir.= KÜU uymaz )

   * komisyon ( “odan sonra i gelmez. idan sonra o gelmez.= KÜU uymaz )

 

Küçük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

a) Dilimizde “o,ö” yuvarlak ünlüleri yalnızca ilk hecede kullanılabilir.

Örnek:    * doktor   (İkinci hecede “o” ünlüsü olduğundan küçük ünlü uyumuna uymaz )

   * kalorifer   (İkinci hecede “o” ünlüsü olduğundan küçük ünlü uyumuna uymaz )

   * kamyon  (İkinci hecede “o” ünlüsü olduğundan küçük ünlü uyumuna uymaz )

   * ozan   (KÜU uyar )              * söğüt  (KÜU  uyar )

 

b) Türkçe olan bir sözcüğün öncelikle büyük ünlü uyumuna uyması gerekir. Büyük ünlü uyumuna uymadığı halde küçük ünlü uyumuna uyan sözcükler Türkçe olmaz.

Örnek:    * kiralık    * tabeladan    * komite   * kanepe

 

c) Türkçede şimdiki zaman eki “-yor” küçük ünlü uyumunu her zaman bozar.

Örnek:    * bakıyor    * buluyor    * yıkıyor    * sayıyor    * alıyor

 

d) Büyük ünlü uyumuna uymayan “-ki” eki, yuvarlaşarak küçük ünlü uyumuna uyar.

Örnek:    * dünkü   * bugünkü

 

e) İki heceli olup orta hecelerinde “b,m,v” ünsüzleri bulunan kimi Türkçe sözcükler, bu ünsüzlerin yuvarlaklaştırıcı etkisiyle küçük ünlü uyumuna aykırı düşer.

Örnek:    * hamur   * yağmur   * tavuk   * çamur   * kabuk  

 

ÖRNEK:

     Aşağıdaki sözcüklerden hangisi küçük ünlü uyumuna uymamaktadır?

    A) Sularından          B) Konuşmalarından        C) Kamyoncuları

    C) Kayıkçımıza         E) Oyuncularından

 

CEVAP: Doğru cevap “C” seçeneğidir. Çünkü “C” seçeneğinde ilk hecenin dışında bulunamayan bir “o” sesi olduğu için bu sözcük küçük ünlü uyumuna uymaz.

 

ÖRNEK:

     Aşağıdaki cümlelerden hangisinde küçük ünlü uyumuna uymayan bir sözcüğe yer verilmemiştir?

    A) Portakalın kabuklarını soyup küçük çocuğa yedirdi.

    B) Yıllardır pul koleksiyonu yapmak için uğraşıyordu.

    C) Ali hafta sonları radyoda bir program yapacakmış.

    D) Duvarları sarıya boyayıp eşyaları hemen yerleştirdi.

    E) İnternetin kablolarını masanın altına iyice gizlemişti.

 

CEVAP: Doğru cevap “D” seçeneğidir. A’da “kabuklarını”, B’de “koleksiyonu”, C’de “radyoda”, E’de “kablolarını” sözcükleri küçük ünlü uyumuna uymaz. Ama D’deki tüm sözcükler küçük ünlü uyumuna uyar.

 

ÜNLÜ DÜŞMESİ (HECE DÜŞMESİ)

       Türkçede ikinci hecesinde dar ünlü (ı,i,u,ü) kimi sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek veya sözcük getirildiğinde ikinci hecedeki bu dar ünlüler düşer. Buna ünlü düşmesi (hece düşmesi, orta hece düşmesi) adı verilir.

Örnek:

    * ul+um = oğlum                    * alın+ı = alnı  

    * göğüs+e = göğse                      * kahır+ol- = kahrol-

    * seyir+etmek = seyretmek      * çevir+e = çevre

    * sarı+ar-mak = sararmak         * oyun+a-mak = oynamak

    * devir+il-mek = devrilmek       * savur+ul-mak = savrulmak

    * kayın+ana = kaynana              * yalın+ız = yalnız

    * yanıl-ış = yanlış                         * sıyır-ık = sıyrık

    * fikir+i = fikri                               * şükür+ümüz = şükrümüz

    * devir-im = devrim                    * ayır-ıl-ık = ayrılık                       

    * buyur-uk = buyruk

 

 

NOT 1) Türkçede bazı sözcüklerde kural dışı olarak ünlü düşmesi olayı görülür. Bunlar:

a) Sözcük başındaki ünlüler düşebilir.

Örnek:     * ısı-cak = sıcak           * umut-lu = mutlu

                  * ısı-t-ma = sıtma       *oğlan=ulan=lan(argo)

 

b) İkinci hecenin dışında başka hecelerde bulunan dar ünlüler de düşebilir.

Örnek:     * bu + öyle = böyle                 * şu + öyle = şöyle

                 * bu + arada = burada            * şu + arada = şurada

 

c) İkinci hecede bulunan dar ünlülere ünlüyle başlayan ek dışında ünsüzle başlayan ek geldiğinde de düşebilir.

Örnek:     * sızı-la- = sızlamak          * koku+la-mak = koklamak 

                  * uyu+gu = uyku              * yumurta-la = yumurtla-

                  * biri birine = birbirine       * diri-lik = dirlik

                  * besi-le- = besle-                  

 

NOT 2) Türkçede ikinci hecesinde dar ünlü bulunan bir sözcükle oluşturulan ikilemelerde ikinci sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sözcükteki dar ünlüler düşmez.

Örnek:     * ağız ağıza                * burun buruna

                  * koyun koyuna        * nesilden nesile

                  * oğuldan oğula        * şehirden şehire

 

NOT 3) Türkçede “içeri, dışarı, ileri, şura, bura, ora, yukarı, aşağı” gibi sözcükler ek aldıklarında sözcüğün sonundaki ünlüler düşmez.

Örnek:   

   * içerde” değil “içeride            * dışarda” değil “dışarıda

   * ilerde” değil “ileride              * şurda” değil “şurada

   * burda” değil “burada            * orda” değil “orada

   * yukarda” değil “yukarıda

 

NOT 4) Türkçede “idi, imiş, ise” ek fiilleriyle “ile” bağlacının bir sözcükle birleşme esnasında “i-“ sesinin düştüğü görülür. Bazı kaynaklarda ve MEB kitaplarında bu ünlü düşmesi olarak kabul edilmiştir.

Örnek:   

   * güzel imiş=güzelmiş            * tembel idi= tembeldi

   * hasta ise= hastaysa             * araba ile= arabayla

 

ÖRNEK 1:

     Ben, sisi zihnin bazı hâllerine (I) benzetirim. Sis içindeyken sanki başka bir dünyada, başka bir nizam içinde (II) oynayan muhayyilem, beni daima şaşırtır. Kimi zaman temel karakterler üzerinde kalıp (III) ayrıntılardan uzaklaşmanın mutluluğunu yaşarım. Kimi zaman da zihnim ayrıntılara dalıp (IV) çevreyi kolaçan etmeye başlar. Birkaç gündür İstanbul’un üstünü bütünüyle örten sis de zihnim gibi oyunlar oynuyor ve görülen, (V) işitilen her şeyi farklı bir şekle sokuyor.

      Bu parçadaki altı çizili sözcüklerin hangisinde ünlü düşmesi yoktur? (2018 YGS)

     A) I.        B) II.        C) III.       D) IV.       E) V

 

CEVAP:      Doğru cevap “E” seçeneğidir.  I'de sadece “beniz-e-t-” ,II'de “oyun-a-”,  III'te “ayır-ıntı”,  IV'te “çevir-e” sözcüklerinde ünlü düşmesi vardır.  Ama V’te ünlü düşmesi yoktur.

 

ÖRNEK 2:

     Çevresi (I) büyük bir piknik alanı olarak düzenlenip halka açılan Mogan Gölü’nün kuşların kuluçka ve yavrulamasına ayrılan (II) doğal park kısmında (III) kıvrımlı (IV) ahşap yayla yolları (V) ve kuş gözlemevleri yapılmış.

Bu cümledeki altı çizili sözcüklerin hangisinde ünlü düşmesi yoktur? (2016 – YGS)

     A) I.        B) II.        C) III.       D) IV.       E) V

 

CEVAP:

     Doğru cevap “E” seçeneğidir.  I'de sadece “çevir-e”,  II'de “ayır-ılan”,  III'te “kısım-ında”,  IV'te “kıvır-ımlı” sözcüklerinde ünlü düşmesi vardır.  Ama V’te ünlü düşmesi yoktur.

 

ÜNLÜ AŞINMASI

       Türkçede ünlüyle biten bir sözcükle ünlüyle başlayan diğer bir sözcüğün birleşmesi esnasında iki ünlü yan yana gelemeyeceği için bu sözcüklerde görülen ünlü düşmesine ünlü aşınması denir.  

Örnek:

   * kahve+altı = kahvaltı                  * pazar+ertesi = pazartesi

   * cuma+ ertesi = cumartesi         * ne+için = niçin

   * ne+asıl = nasıl                             * sütlü+aş = sütlaç     

   * güllü+aş = güllaç                         * karında eş = kardeş     

   * arkada eş = arkadaş

 

ÜNLÜ TÜREMESİ

       Türkçede tek heceli bazı sözcüklere “-cik” eki getirildiğinde sözcük ile ek arasında bir ünlü türemesi meydana gelir. Bu olaya ünlü türemesi adı verilir.

Örnek:    * dar+cık = daracık              * bir+cik = biricik  

                 * genç+cik = gencecik          * az+cık = azıcık

 

NOT 1:Türkçede “-cik” eki sadece isme gelen bir ektir. Fiile gelmez. Bu sebeple “gülücük,öpücük” sözcüklerinde ünlü türemesi olayı yoktur.

Örnek:    * gül+üş+cük = gülücük   * öp+üş+cük = öpük

 

NOT 2:Türkçede bazı pekiştirme sözcüklerde de ünlü türemesi görülür.

Örnek:    * sağlam = sapasağlam             * çevre = çepeçevre  

                 * çıplak = çırılçıplak                    * sıklam = sırılsıklam

                * gündüz = güpegündüz          * yalnız = yapayalnız

 

NOT 3:Dilimizde bazen halk arasında sözcüklerin başına bir ünlü getirilerek telaffuz edildiği görülür. Fakat bu sadece söyleyişte vardır. Yazılışta olmadığı içi buna ünlü türemesi diyemeyiz.

Örnek:    * Ramazan = Iramazan           * limon = ilimon  

                 * lahana = ilahana                   * Rıza = Irıza

 

ÜNLÜ DARALMASI

       Türkçede “a,e” geniş ünlüleriyle biten bir sözcüğe “-yor” şimdiki zaman eki ve “-y-” kaynaştırma ünsüzü getirildiğinde bu geniş ünlüler daralarak “ı,i,u,ü” dar ünlülerine dönüşür. Bu ses olayına ünlü daralması adı verilir.

Örnek:    * başla-yor = başlıyor            * söyle-yor = söylüyor

                 * oyna-yor = oynuyor            * ye-y- ecek = yiyecek

                 * ye-y- en = yiyen                  * de-y- ecek = diyecek

                 * de-y- en = diyen                 * ne-y- e = niye

 

NOT 1:Türkçede “-ma, -me” olumsuzluk ekini alan fiiller, şimdiki zamana göre çekimlendiklerinde olumsuzluk ekindeki “a, e” geniş ünlüleri daralarak “ı,i,u,ü” dar ünlülerine dönüşür.

Örnek:    * bul-ma-yor = bulmuyor         * git-me-yor = gitmiyor

                 * gör-me-yor = görmüyor

 

NOT 2:Türkçede sonu “-a, -e” geniş ünlüleri ile biten fiillere getirilen -y-  kaynaştırma ünsüzü söyleyişte geniş ünlüleri daraltsa da yazılışta daralma olmaz. Eğer yazılışta da daralma yapılırsa yazım yanlışlığı olur.

Örnek:    * başlayan (doğru) = başlıyan (yanlış) 

                 * bekleyecek (doğru) = bekliyecek (yanlış)

                 * saklayarak (doğru) = saklıyarak (yanlış) 

                 * almayalı (doğru) = almıyalı (yanlış)

                 * silmeyecek (doğru) = silmiyecek (yanlış)

                 * besleyelim (doğru) = besliyelim (yanlış)

 

NOT 3:Türkçede ünsüzle biten bir fiile şimdiki zaman “-yor” eki getirildiğinde araya ı,i,u,üyardımcı ünlüleri girer. Bu yardımcı ünlüleri ünlü daralması ile karıştırmamak gerekir.

Örnek:    * kaç-yor = kaç-ı-yor        * bil-yor = bil-i-yor  

                 * bul-yor = bul-u-yor        * sat-yor = sat-ı-yor

ÖRNEK:

     Kervansaraylardan (I)ayrılıyor ve yolculuğumuzun ikinci durağı Şuayipşehri'ne doğru, tozu dumana kata kata (II)ilerliyoruz.  (III)Söylendiğine göre, yirmi kilometre yolumuz var. Ama bildiğimiz yirmi kilometrelik yollara (IV)benzemiyor. Toz fırtınası yolculuğumuza (V)kılavuzluk ediyor.

     Yukarıdaki parçada numaralanmış sözcüklerin hangi ikisinde "ünlü daralması" vardır?

    A) I. ve II.   B) II. ve IV.   C) III. ve IV.   D) IV. ve V.   E) I. ve III.

 

CEVAP:      Doğru cevap “B” seçeneğidir.  “ilerle-yor=ilerliyor, benzeme-yor=benzemiyor” sözcüklerinde ünlü daralması vardır.

 

ÜNLÜ DEĞİŞİMİ

       Türkçede sadece “sen, ben” şahıs adıllarına ismin yönelme hali eki “-a, -e” getirildiğinde, sözcük kökündeki “e” ince ünlüsü “a” kalın ünlüsüne dönüşür. Bu ses olayına ünlü değişmesi denir.  

Örnek:    * sen+e = sana  * ben+e = bana

 

B. ÜNSÜZLERLE İLGİLİ SES OLAYLARI

 

ÜNSÜZ BENZEŞMESİ (ÜNSÜZ SERTLEŞMESİ)

       Türkçede sonu sert ünsüzlerden (f,s,t,k,ç,ş,h,p)  biriyle biten bir sözcüğe “c,d,g” yumuşak ünsüzlerinden biriyle başlayan bir ek getirildiğinde, bu eklerin başındaki “c” sesi “ç” sesine,   “d” sesi “t” sesine, “g” sesi ise “k” sesine dönüşür. Bu olaya ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) adı verilir.

 

“c” ile başlayan ekler

“d” ile başlayan ekler

“g” ile başlayan ekler

-ce,-ci, -cek, -cik, -cil, -cağız

-de, -den, -di, -dik, -daş, -dır

-ge, -gi, -gıç, -gaç, -gen, -gin

 

 

Örnek:    * ağaç+dan = ağaçtan     * meslek+daş = meslekt   

      * simit+ci = simitçi             * kitap+cık = kitapçık

      * kes+gin = keskin              * giriş+gen = girişken  

      * Türk+ce = Türkçe            * baş+gan = başkan      * iç+di = içti

 

NOT 1:Ünsüz sertleşmesi kuralına aykırı bir şekilde yazılan sözcüklerde yazım yanlışı vardır.

  Örnek:   * Arap+ca = Arapca (yanlış)   Arap+ca = Arapça (doğru)

    * beş+den = beşden (yanlış)   beş+den = beşten (doğru)

 

NOT 2:Sonu sert ünsüzle(f,s,t,k,ç,ş,h,p) biten bir özel isim veya sayı bildiren sözcüğe “c,d,g” ile başlayan bir ek getirildiğinde bu ekler uyuma girerek “ç,t,k” ya dönüşür. 

  Örnek:   

   * Gaziantep+de = Gaziantep’te      * Uşak+dan = Uşak’tan  

   * 1943+de = 1943’te                        * 1975+den = 1975’ten

 

NOT 3:Bağlaç olan “de” Türkçe kural gereği asla “ta, te” şekline dönüşmez.  Ayrı yazılır.

Örnek:    * Toplantıya Yusuf da katıldı.             

                  * Sınavdan Ahmet de düşük almış.

 

NOT 4:Türkçede ünsüzlerin benzeşmesi kuralına aykırı bir şekilde kullanılan sözcükler de vardır.

Örnek: 

   * beş+gen = beşgen (Doğru)    * beş+gen = beşken (Yanlış)

   * üç+gen = üçgen (Doğru)    * üç+gen = üçken (Yanlış)

   * çocuk+cağız = çocukcağız (Doğru)    * çocukçağız (Yanlış)

 

ÖRNEK:

     Bir uğultu başlıyor söz dağarcığımda, sözcükler üşüşüyor zihnime; acılı(I), ezik, buruk(II), yorgun(III), çekingen, kırgın(IV), suçlayıcı, küskün(V)                                            

     Bu cümledeki altı çizili sözcüklerin hangisinde ünsüz benzeşmesi vardır?      (2011 YGS)

     A)   II.        B)  III.       C)  IV.       D)  I       E)  V

 

CEVAP:      Doğru cevap “E” seçeneğidir.  E seçeneğindeki “küs-gün=küskün” olduğundan ünsüz benzeşmesi vardır.

 

ÜNSÜZ YUMUŞAMASI (ÜNSÜZ DEĞİŞİMİ)

       Türkçede “p,ç,t,k” sert ünsüzlerinden biriyle biten bir sözcüğe, ünlüyle başlayan bir ek veya sözcük getirildiğinde bu sert ünsüzler yumuşayarak “b,c,d,g,ğ” yumuşak ünsüzlerine dönüşürler. Bu ses olayına ünsüz yumuşaması adı verilir.

 

Ünsüzün ilk hali

Ünsüzün yumuşamış hali

-p

-b

-c

-t

-d

-k

-g, -ğ

 

Örnek:    * bebek+in = bebeğin        * kitap+a = kitaba 

                  * kağıt+a = kağıda              * sevinç+im = sevincim

                  * yatak+ın = yatağın          * ağaç+a = ağaca

                  * kayıp+etmek = kaybetmek

                  * kayıt+olmak = kaydolmak

 

 

ÖRNEK:

     Aşağıdakilerin hangisinde hem ünsüz yumuşaması hem de ses düşmesi vardır? (2007)

   A) Akla gelen başa gelir.

   B) Keskin sirke kabına zarar verir.

   C) Kırlangıcın zararını biberciden sor.

   D) Her yiğidin gönlünde bir arslan yatar.

   E) Kurdun adı yaman çıkmış, tilki vardır baş keser.

 

CEVAP: Doğru cevap “D” seçeneğidir.  A'da sadece “akıl” sözcüğünde ünlü düşmesi vardır. Ünsüz yumuşaması yoktur.  B'de sadece “kabına” sözcüğünde ünsüz yumuşaması vardır. Ünlü düşmesi yoktur. C'de sadece “kırlangıcın” sözcüğünde ünsüz yumuşaması vardır. Ünlü düşmesi yoktur. D'de “yiğidin” sözcüğünde ünsüz yumuşaması ve “gönlünde” sözcüğünde ünlü düşmesi vardır. E'de sadece “kurdun” sözcüğünde ünsüz yumuşaması vardır. Ünlü düşmesi yoktur.

 

Ünsüz Yumuşamasıyla İlgili Kurallar :

a) Bazı Türkçe ve Türkçeye girmiş yabancı kökenli sözcüklerde ünsüz yumuşaması görülmez.

Örnek:    * hukuk+u = hukuku           * millet+in = milletin

    * cumhuriyet+e = cumhuriyete     * konut+u = konutu

    * taşıt+ım = taşıtım                           * barikat+ı = barikatı

 

b) Türkçede tek heceli sözcüklerde genellikle ünsüz yumuşaması görülmez.

Örnek:    * saç+ı = saçı        * ip+in = ipin    * at+a = ata  

                  * kırk+a = kırka   * kaç+ı = kaçı    * Türk+ün = Türkün

 

c)     Özel adların sonlarında bulunan “p,ç,t,k” sert ünsüzleri yazılışta asla yumuşatılmaz. Ancak bu sözcükler telaffuz edilirken sözcük sonundaki sert ünsüzlerde yumuşama görülür.

Örnek:* Gaziantep+e = Gaziantep’e (okunuşta “Gazianteb’e”)  

   * Mehmet+in = Mehmet’in (okunuşta “Mehmed’in”)

   * İzmit+im = İzmit’im (okunuşta “İzmid’im”)

   * Tarık+a = Tarık’a (okunuşta “Tarığ’a”)

 

d)     Ünsüz yumuşaması sadece sözcük kökünde meydana gelmez. Kök üzerine getirilen eklerde de ünsüz yumuşaması olayı görülür.

Örnek:    * sev+dik+im = sevdiğim        * düş+dik+in = düştüğün

                  * sök+dik+i = söktüğü

 

ÜNSÜZ DÜŞMESİ

       Türkçede sonu “k” ünsüzü ile biten bir sözcüğe “-cik, -cek, -l” ekleri getirildiğinde sözcüğün sonundaki “k” ünsüzü düşer. Bu olaya ünsüz düşmesi adı verilir.

Örnek:    * yüksek+l- = yüksel-            * alçak+l- = alçal-

                  * sıcak+cık- = sıcacık            * küçük+cük = küçücük

                  * büyük+cek = büyücek       * ufak+cık = ufacık

                  * sağlık+cak= sağlıkcak        * çabuk+cak= çabucak

                  * yuşuşak+cık=yuşuşacık  

 

NOT 1:Türkçede bazen sonu “k” ile biten bir sözcüğe “-msa” küçültme eki getirildiğinde de ünsüz düşmesine neden olabilir.

Örnek:    * küçük+mse- = küçümse-

 

NOT 2:Türkçede sonu “k” ünsüzüyle bitmeyen bazı sözcüklere ek getirildiğinde de ünsüz düşmesi olayı görülür.

Örnek:    * üst+teğmen = üsteğmen               * ad+daş = adaş

                 * ast+teğmen = asteğmen                * kalk+dır- = kaldır-

                 * ast+başkan=asbaşkan

 

ÖRNEK:

     Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük ek alırken bu sözcüğün ünsüzlerinden biri düşmüştür?    (1994 ÖSS)

A)   Susuzluktan balkondaki tüm çiçekler sararmış.

B)   Yazar, bu romanında çok fazla devrik cümle kullanmış.

C)   Soğuktan burnu kıpkırmızı olmuş.

D)   Bu konuda senin de fikrini almak istiyorum.

E)   Otobüsümüz, adını bilmediğim büyücek bir kasabadan geçti.

 

CEVAP:

     Doğru cevap “E” seçeneğidir.  E’de “büyük” sözcüğü  “-cek” ekini aldığında “-k” ünsüzü düşmüştür.

 

ÜNSÜZ TÜREMESİ

       Türkçeye özellikle Arapçadan girmiş bazı sözcüklere ünlü ile başlayan bir ek veya sözcük getirildiğinde sözcüğün sonundaki ses ikizleşerek türer. Bu olaya ünsüz türemesi adı verilir.

Örnek:    * Hak+a = Hakka      * r+ım = sırrım   * b+ın = tıbbın

  * şık+ında = şıkkında              * af+etmek = affetmek 

  * had+ini = haddini                 * ret+olmuş = reddolmuş

  * Rab+im = Rabbim                * zan+etmek = zannetmek

 

ÖRNEK :

     Aşağıdaki dizelerin hangisinde altı çizili sözcükte "ünsüz türemesi" görülmektedir?

A) Bu ciddi bir konu, pek dedikodu değil

B) Allı turnam bizim ile uğrarsan

C) Telli duvaklı gelin olmak hepsinin hayaliydi.

D) Mutluluk hazzını tatmak için tüm acılara katlandı.

E) Şiirin özelliği de zor anlaşılır olmasıdır.

 

CEVAP:

     Doğru cevap “d” seçeneğidir. Çünkü “haz+ı=hazzı” sözcüğünde “z”” sesi ikizleşerek türemiş.

 

DUDAK ÜNSÜZLERİNİN (N-M) BENZEŞMESİ

       Türkçede sözcük içerisinde “b” sesinden önce gelen “n” ünsüzleri “m” ünsüzlerine dönüşür. Bu ses olayına dudak ünsüzlerinin değişmesi denir. 

Örnek:   

* kanber = kamber         * nbül = sümbül         * penbe = pembe              * tenbel = tembel           * çenber = çember        * anbar = ambar

* kanbur = kambur     * nbız = cımbız     * saklanbaç = saklamb  

 

NOT 1:Türkçede özel isimlerde dudak ünsüzlerinin benzeşmesi görülmez.

Örnek:    * İstanbul   * Safranbolu

NOT 2:Türkçede birleşik sözcüklerde dudak ünsüzlerinin benzeşmesi görülmez.

Örnek:    * onbaşı        * binbaşı      * Zeytinburnu     * sonbahar  

   * düzenbaz       * günbatımı      * Doğanbey        * tonbalığı  

 

ULAMA

       Türkçede ünsüz harfle biten bir sözcükten sonra ünlü ile başlayan bir sözcük geldiğinde ilk sözcüğün son ünsüzü sonraki sözcüğün ilk hecesine birleştirilerek okunur. Bu ses olayına ulama adı verilir.

Örnek:    * Akşam ellerini yıkayıp uyudu.

      Ak - şa - mel - le - ri - ni - yı - ka – yı - pu - yu - du.

 

   * Senin okuldan iki günlük izin alalım.

      Se - ni - no - kul - da - ni - ki - gün - lü - ki - zi - na - la - lım.

 

NOT 1:Ulama yazı dilinde olmayan ve sadece söyleyiş kolaylığı olduğu için telaffuzda olan bir ses olayıdır.

 

NOT 2:Noktalama işaretinin bulunduğu iki sözcük arasında ulama bulunmaz.

Örnek:    * Babam bana ekmek, armut, elma almış.

      Ba - bam - ba - na - ek - mek, ar - mut, el - ma - al - mış.  

 

   * Adam: “ İşimi bitirir, eve giderim.” dedi.

      A - dam: “ İ- şi - mi - bi – ti - rir, e - ve  - gi - de - rim.” de - di.

 

NOT 3:İki cümle arasında ulama bulunmaz.

Örnek:    * Eve gelmiş. Üzerini değiştirmiş. Okula gitmiş.
    E - ve  - gel - miş. Ü - ze - ri - ni  - de - ğiş - tir - miş. O - ku - la -  git - miş.

 

ÖRNEK :

Aşağıdaki dizelerin hangisinde bir ulama vardır?    (1997 ÖYS)

   A)   Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer

   B)   Gönüldendir şikâyet kimseden faydamız yoktur

   C)   Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi

   D)   Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş

   E)   Ben tâ senin yanında dahi hasretim sana

 

CEVAP:

     Doğru cevap “A” seçeneğidir. Çünkü “zaman olur” sözcükleri arasında ulama vardır.

 

KAYNAŞTIRMA ÜNSÜZLERİ (KORUYUCU ÜNSÜZLER) (y,ş,s,n)

       Türkçede kurallara göre bir sözcük içerisinde veya sözcükle ek arasında iki ünlü yan yana gelemez. Eğer ünlü harf le biten bir sözcüğe ünlü harfle başlayan bir ek getirilirse araya “ş, s, n, y” ünsüzleri girer. Bu “ş, s, n, y” ünsüzlerine kaynaştırma ünsüzleri denir.

 

NOT:Bazı kaynaklarda ve bilimsel makalelerde “Türkçenin bütün evrelerinde, tarihte ve yaşayan bütün şive ve lehçelerinde kaynaştırma ünsüzlerinin “y, n” ünsüzleri olduğu ve “s, ş” ünsüzlerinin kaynaştırma ünsüzleri olmadığı” bilgisi yer almaktadır. Fakat ÖSYM sorduğu sorularda “ş, s, n, y” ünsüzlerini kaynaştırma ünsüzü olarak kabul etmektedir.

 

     Kaynaştırma ünsüzlerinin kullanıldığı yerler:

a) “ş” kaynaştırma ünsüzü:  Üleştirme sayı sıfatlarında sayı bildiren sözcük ile üleştirme eki olan “-ar, -er” ekinin arasında kullanılır.
Örnek:    * iki – ş – er        * altı – ş – ar        * yedi – ş – er  

  

b) “s” kaynaştırma ünsüzü: İsim tamlamalarında tamlanan görevindeki sözcük ile üçüncü tekil iyelik eki arasında kullanılır.
Örnek:    * Adamın kafa – s – ı       * Aksaray’ın malaklı – s – ı    

                 * Okulun tabela – s – ı    * Odanın koku – s – u

 

NOT :Tamlanan durumundaki “su” ve “ne” sözcükleri bu kurala uymayarak “y” kaynaştırma ünsüzü alır.

Örnek:    * Derenin su – y – u         * Senin ne – y –in  

                  * Onun ne – y – i              * Bizim ne – y – imiz

 

c) “n” kaynaştırma ünsüzü:

* Zamirlerle (adıllarla) zamirlere getirilen eklerin arasında kullanılır.
Örnek:    * O – n – a        * bu – n – a         * şu – n – a

 

* İyelik ekleriyle iyelik eklerinden sonra getirilen hal eklerinin arasında kullanılır.
Örnek:    * Halının tüyleri – n – i   * Çocuğun sorusu – n - u 

                 * Ağacın dalları – n - ı

 

* İsim tamlamalarında isim veya isim soylu sözcükle bunlara getirilen ilgi ekleri arasında kullanılır.
Örnek:    * Elma – n – ın tadı          * Baba – n – ın feryadı

                 * Odun – n – un kurusu

 

NOT :Tamlayan durumundaki “su” ve “ne” sözcükleri bu kurala uymayarak “y” kaynaştırma ünsüzü alır.

Örnek:     * Su – y – un akışı                * Su – y – un sesi 

                 * Ne – y – in pazarlığı          * Ne – y – in hesabı

 

d) “y” kaynaştırma ünsüzü:

* İsimlerle isim çekim ekleri arasında kullanılır.
Örnek:    * Soba – y – ı       * Halı – y – a        * Su – y – un

                 * Anne – y – e

 

* Fiillerle kip ekleri arasında kullanılır.
Örnek:    * Büyü – y – ecek         * Oku – y – acak 

                 * Dinle – y – elim         * Dene – y – esin

 

* Fiillerle fiilimsi ekleri arasında kullanılır.
Örnek:    * Söyle – y – en kişi     * Dinle – y – ecek öğrenci

   * Oku – y – arak        * Atla – y – ası       * Yürü – y – üş

   * Söyle – y – e  söyle – y – e                    * Oku – y – unca

 

* Fiillerle yapım ekleri arasında kullanılır.
Örnek:    * Dinle – y – ici                   * Oku – y - ucu

 

NOT :Türkçede kural gereği kaynaştırma ünsüzleri iki ünlü harf arasına gelmektedir. Fakat bazen “y” ve “n” kaynaştırma ünsüzlerinin bir ünlü harf ile ünsüz harfin bir araya geldiği “-idi, -imiş, ise, ile  eklerinin arasına girdiği görülür. Bunlara “koruyucu ünsüz” adı verilmektedir.

Örnek:    * anne – y – le                     * sade – y – miş    

                 * hasta – y – dı                     * kısa – y – sa

 

ÖRNEK 1:

     Üçüncü kişi iyelik eki alan kelimelerin sonuna ile getirilince araya (y) koruyucu ünsüzü girer ve ile' nin başındaki (i) ünlüsü düşer. Bu kelimeler büyük ünlü uyumuna uyar.

     Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bu kurala örnek olabilecek bir kullanım vardır?    (1983 ÖSS)

A)   Gelirken dergiyle gazeteyi de getirmeyi de unutma.

B)   Kardeşiyle sinemaya gitmek istememiş.

C)   Büyükbabayla torun çok iyi anlaşıyorlar.

D)   Büyük bir gürültüyle içeri giren oymuş.

E)   Anneyle kızı aynı evde oturuyorlarmış.

 

CEVAP:

     Doğru cevap “B” seçeneğidir. Çünkü “kardeşiyle” sözcüğü iyelik eki almış ve bu iyelik eki almış sözcüğe “y” kaynaştırma ekinden sonra “ile” edatı getirilmiştir. Ama diğer seçeneklerde “ile” edatını alan sözcükler kaynaştırma ünsüzü ala da  iyelik eki almamıştır.

 

ÖRNEK 2:

      I. O         II. Ne          III. Bu       IV. Su        V. şu

     Yukarıdaki sözcüklerden hangileri tamlayan olduğunda diğerlerinden farklı bir kaynaştırma ünsüzü alır?

     A)  I. ve III.          B)  II. ve IV.        C)  III. ve V.

     D)  I. ve IV.          E)   II. ve V.

 

CEVAP:

     Doğru cevap “B” seçeneğidir. Çünkü “ne, su” sözcükleri “y” kaynaştırma ünsüzü alırken “o, bu, şu” sözcükleri “n” kaynaştırma ünsüzü alır.

 

Ziyaretçiler

8070700
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Toplam
277
3024
7927
8049674
32868
26777
8070700

İP'niz: 34.238.189.240
Server Time: 2023-03-26 06:40:02

Arama